Her ÅŸeyden önce samimiyetsiz olduÄŸunuz düÅŸünül&u uml;r. Bu memlekette yaşıyorsanız, Dört Büyükler ismiyle anılan takımlardan birine mutlaka sempati duymanız gerekir.
Kıymeti kendinden menkul bu güzide ekiplerin dışında bir takım tutuyorsanız, ilk olarak hadi len! tepkisi alırsınız. DoÄŸup büyüdüÄŸ&u uml;nüz ya da o anda yaÅŸadığınız ilin, ilçenin veya semtin takımını tutsanız dahi, bu büyüklerden birine baÄŸlı olma mecburiyetiniz vardır. Bir çeÅŸit, ya iÅŸçisinizdir ya da burjuva, baÅŸka bir ÅŸey deÄŸilsinizdir. İşte samimiyetsiz olduÄŸunuz savı buradan çıkar; siz ısrarla bu takımlardan hazzetmediÄŸinizi belirttikçe sataÅŸmalar sıklaşır ve nihayetinde tuttuÄŸunuz takımın geçmiÅŸine dayanan bir aÅŸağılamaya kadar gider.
* * *
SevdiÄŸiniz takımı sevmenizin tek sebebi, müzesine tıkıştırdığı kupalardır, ödüllerdir, madalyalardır çünkü. Bir kulübün parçası olmanın verdiÄŸi hisleri ifade edecek tek ÅŸey o metal parçalarıdır aslında. O ödüllerin kazanıldığı sırada muhtemelen yalnızca ekmek içi yiyebilecek bir yaÅŸta ya da henüz piyasaya sürülmemiÅŸ olanların, sanki kendileri kazanmışcasına sergilediÄŸi gururlu tutuma da ÅŸaşırırsınız tabii. Dayısının amcasının hediye ettiÄŸi bir formaya fit olmakla taraftar olduÄŸunu zannedenlerle uÄŸraşırsınız. Bir oyuncuyla, bir maçla, sonradan farkına varacağınız ufak bir olayla baÅŸlayan bir ait olma hissidir sizi o takıma baÄŸlayan. Ve açıkçası bunu mevzubahis köftehorlara açıklamak her zaman kolay deÄŸildir.
DeÄŸerlendirmeye alınmayan güzel bir özelliÄŸi vardır aslında bu insanların. Yukarıda, tepelerde dolaplar dönerken, kiÅŸiler ve gruplar birbirini ısırmaya çabalarken sessiz kalabilenler, tarafsız gözle bakabilmeyi öÄŸrenirler. Åžüphesiz ki kavganın dışında -ve taraf olmadan- kalınırsa, kimin haklı kimin haksız olduÄŸunu görebilmek kolaylaşır. Bu tarafsızlığın maddi bir getirisi yoktur, taraf olmayanın da zaten beklentisi yoktur, en kötü ihtimalle bu özellik onu daha olgunlaÅŸtırır.
* * *
Taraftar olmanın getirileri ve götürüleri vardır. Sizin iÅŸiniz biraz daha meÅŸakkatlidir açıkçası; bir kere ÅŸu ÅŸehrin ortasında heyula gibi dikilen stadlardan birinde oynamazsınız maçlarınızı. Tabiri caizse kedi çükü kadar bir tribüne, kedinin sırt üstü yayılıp bacaklarını açınca çükün&uu ml; görebilmesi gibi, antin-kuntin yerlerden geçerek girersiniz. Peki bu kötü bir durum mudur? Eh, anlatım biçimime baktığım zaman durumun pek iç açıcı görünmediÄŸinin farkındayım ancak küçük tribünlerin kendine has bir havası vardır. Sıklıkla maçlara gelen biriyseniz ve asosyallik gibi bir özelliÄŸiniz yoksa, sizin gibilerle iletiÅŸim kurar, bir süre sonra da bir çok arkadaÅŸ edinirsiniz. Her insanın kendini ait hissetmek istediÄŸi yerler vardır. Kimi zaman bu yer bir bar olur, kimi zaman bir sınıf ya da okul... SürekliliÄŸi saÄŸlayıp çıkıntı bir tip olmaktan uzak hareketler sergilediÄŸiniz zaman, kendinizi bu stada ait hissetmeniz de mümkündür. Oyuncular deÄŸiÅŸir, baÅŸarılar yakalanır ya da her ÅŸey çok kötü gider belki... Bir ihtimal, takımın çökmesi bile söz konusu olabilir, ancak taraftar, stadın ismi ve hatta kendisi deÄŸiÅŸse dahi, orada olur.
* * *
Her maçınız kendi stadınızda deÄŸildir pek tabii, deplasmana da gidersiniz. Onun da havası baÅŸkadır. Deplasmanın zevkli kısmı; gidiÅŸ-dönüÅŸ yoludur aslında. Deplasman otobüsünün de kendine has bir keyfi vardır. GidiÅŸte, maçtan ziyade bulunacağın ortamın hayaline dalarsın. Åžarkıyla, türküyle, sloganla, tezahüratla bir kısmını atlattığın yolun diÄŸer yarısında yorgunluktan bitap düÅŸüp uykuya hazırlandığın ve kafanın göÄŸsüne doÄŸru ivmelendiÄŸi anlarda, stadda yapacakların-söyley eceklerin zihninde belirir. Hayalinde geliÅŸtirdiÄŸin galibiyet sonrasında, dönüÅŸte ne de keyifli olacağını düÅŸünüp daha da umutlanırsın. Hayat her zaman adil deÄŸildir aslında, bazen bunların tam tersi de olabilir ama yolun başındaki umudu maç sonuna kadar koruyabilmenin, yenilgide dahi baÅŸ ve omuzlar dik ÅŸekilde geri dönebilmenin olgunluÄŸunu, yaÅŸlandığında (eh, belki de beÅŸ-on sene sonra) farkedersin.
* * *
Maçın baÅŸlamasına saatler varken midenize giren o karın aÄŸrısıyla karışık kramplar (hani ÅŸu okul zamanında sınav öncesi olanlardan) maç sonuna kadar devam eder. Ancak çok fazla para dökerek toplayabileceÄŸiniz kaliteli oyuncularınız olmadığı veya yine çok paralar saçarak oluÅŸturabileceÄŸiniz bir altyapınız bulunmadığı için böyle strese girersiniz. Aslına bakarsanız, sonucunu üç yaşındaki bir veledin bile tahmin edebildiÄŸi bir takımı tutup desteklemektense, kabir azabını tribünde yaÅŸamanın keyfi baÅŸkadır. Bu tip mazoÅŸistliÄŸi bir siz, bir de platonik aşıklar yaÅŸayabilir zaten.
* * *
Deplasmanda attığınız bir gol, iki gol sayılır ama içeride üç gol yemek sizi pek ÅŸaşırtmaz. Zaten deplasmanda attığınız bir golün üstüne iki-üç tane yemeniz de ÅŸaşılacak durum deÄŸildir. Yine de sizin hafızanıza yedikleriniz deÄŸil, attığınız o tek, gariban gol kazınır. Üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmiÅŸ olmasına ve fark yemiÅŸ olmamıza raÄŸmen, o meÅŸhur İngiltere maçından, yediklerimiz deÄŸil, Ünal Karaman'ın uzaktan çektiÄŸi ve direkte patlayan ÅŸutu aklımıza gelir.
* * *
DoÄŸru düzgün kadrosu, teknik ekibi, yönetimi, stadı, tribünü, taraftar grubu, forması-ürün&u uml;, gazetede-televizyonda yer almayan haberleri ile o takım, sadece sizin gözünüz&uu ml;n, aÄŸzınızın içine bakar. Önemli olan; maÄŸlubiyette dahi umutla bakabilmektir ileriye. Önemli olan; taraftar duruÅŸuna sahip olabilmektir bir ÅŸekilde. Åžiddetin, fanatizmin, holiganlığın, pisliÄŸin, çirkefin, ÅŸikenin, paranın, gücün karşısına dikilip Ben destek vermezsem, bir terim olmaktan öteye gidemezsiniz diyebilecek olgunluÄŸa eriÅŸebilmektir. Son zamanlarda bunu beceremiyoruz, düzelmemiz gerek...
SOÄžUK BİR KIÅž AKÅžAMI rüzgar daÄŸlardan aldığı suratlara tokat atıyor aÄŸaçlar yapraklarının son damlalarını teslim ediyor topraÄŸa ve bir aÄŸlama sesi aÄŸlayanmı can evet rafet abinin oÄŸlu oluyor rafet abi hastanede bir o köÅŸe bir bu köÅŸe herkesi öpüyor çay söylüyor şımarmış çocuklar gibi dönüyor ortalıkta ve canı kucağına alıyor ilk defa ve üzerine kocaelispor bayrağı örtüyor hayy allah alemsin be rafet abi daha yeni doÄŸmuÅŸ çocuk karısı mırıldanıyor bak refet can doÄŸdu aynı sana benziyor rafet abi tanıdığım en manyak ve kocaelispor için düÅŸünmeden can verebilecek tek adam yani o aşık düÄŸün gecesi düÄŸünün&u uml; erken bırakıp maça gelecek kadar deli günler saatler ilerliyor can 6 yaşında aslan gibi delıkanlı olyorr bizim rafet abi çoktan aşılamış kocaelispor sevgisini yarım peltek diliyle yeÅŸil siyah çektiriyor ufaklığa hayretler içinde izliyorum çayı yudumlarken can ne tezahuratlar neler neler ÅŸaÅŸkın ÅŸaÅŸkın bakıyorum abi diyorum bu yakında milli amigo olur rafet abi gülüyor bıyık altından babasının oÄŸlu maçta önümü göremiyorum diye aÄŸlıyormuÅŸ hep aşı tutmuÅŸtu ve minik can abayı yakmıştı bile körfeze minicik elleri kızarmış soÄŸukta yeÅŸil siyah atkısı bile burnunun kızarmasını engeleyememiÅŸ soÄŸuktan abi dedim bu çocuk üÅŸütür burda evde durmaz atar kendini yerden yere getirmesem maça diyor rafet abi ve gülüÅŸüyor uz o arada gol oluyor can çıldırmış babasına sarılıyor o sarılış okadar içtenki içimden diyorum ki bu bir tutku doÄŸuÅŸtan gelen birÅŸey yaa diyorum ve bir öpücük konduruyorum yanaklarına .ÅŸen dönüyoruz staddan eee ozamanlar en güzel günleri körfezimin; iÅŸ yerinde rafet bir sus be derler körfez körfez sen baÅŸka bir ÅŸey bilmezmisin derler kızarlar istanbul askerleri biz ikimiz hepsine yeterdik ee nede olsa esiyordu fırtına gibi körfezim ozamanlar.Canın odasına girdim bir gün; boyası yeÅŸil siyah duvarların heryer poster dolu ya dedim bu çocuk normal deÄŸil hala poster peÅŸinde koÅŸuyormuÅŸ her gün herkes misket kovalarken o poster kolleksiyonu yapıyormuÅŸ kıyafetleri okul kıyafeti haricinde hep yeÅŸil hep siyah annesi kızıyordu baÅŸka renk kıyafeti yok diye ve günlerden pazartesi iÅŸyerindeyim rafet abi gelmedi aradım hastanedeymiÅŸ abi biÅŸeymi var dedim gelince anlatırım dedi ertesi gün oldu rafet abi bitkin ve solgun yanaÅŸtı yanıma ben iÅŸi bırakıyorum kardeÅŸ dedi abi iyimisin sen neyin var neden dedim? ve bana akciÄŸer kanseri olduÄŸunu söyledi dünyalar herÅŸey kafama geçti olamazdı abi dedim tam 5 dakıka dondum kaldım sonra nediyorsun sen yanlışlık olmalı dedim olamaz dedim o ise iki gözü kan yaÅŸ olmuÅŸ malesef dedi ve kendimi deÄŸil canı düÅŸünüyor um dedi yıkıldık sarıldık birbirimize ve biraz toparlanarak abi biz neciyiz dur bakalım dedim ama yüzümden belliydi benimde moral amaçlı olduÄŸu sözlerimin yok be kardeÅŸ dönüÅŸü yok dedi bu hastalığın dedi bari ÅŸu kupa maçıfinaline yetiÅŸsek dedi aman bee abii öyle söz etme dedim bu moral iÅŸi salma kendini dedim paralar topladık ameliyatlar tedaviler kupa maçına üç gün kalmıştı evine gittim rafet abi iyice süzülmüÅŸt ü bitkin dudakları zor laf yapıyordu artık ulan görcez galiba dedi finali abi ne demek ben sana dev ekran kuracam burda dedim tribün yapçaz dedim; can hemen atladı abi dedi bana; babam beni götürmüyo maça dedi takma can dedim bundan sonra ben götürücem seni dedim sevindi yavrucak fınal günü geldi rafet abilerin evinin yolunu tuttum bayrak mayrak tribün yaparak moral verecez yaa uÄŸraşıyoz iÅŸtee rafet abi her geçen gün eriyordu 3 gün geçti hepten bitti gibi geldi gözüme bu illet son damlasına kadar acı verip öldürüyord u yanaÅŸ dedi yanıma canı maça götür dedi kulağıma bende.. abi hani beraber seyredecektik dedim artık laf yapamadı ve kafasını salladı hayır der gibi canda bir yandan montumu çekiÅŸtiriyor hadi abi noluurr diyordu ve koyulduk maç yoluna ama hiç neÅŸem yoktu cana belli etmemeye çalışıyorduk maçın 15 nci dakikaları falan tel çaldı arayan rafet abinin abisiydi açmak istemiyordum telefonu ve titrek sesle açtım canı eve getirme bu akÅŸam sende kalsın dedi rafet abin öldü dedi evde haykırış sesleri geliyordu kulağıma ve nuri golü atmış kupayı almıştık canın gözleri parlamış arabadan bayrağı çıkarmış deli gibi bağırıyordu bense göz yaÅŸlarımı tutamıyordum abi sevinçtenmi aÄŸlıyon dedi heh heehee diye alaycı bir ÅŸekilde gülüyordu he koca adam aÄŸlıyo koca adam aÄŸlıyo diye tekerleme tutdurdu canı bize bıraktım ve hemen rafet abilere geçtim rafet abinin beyaz kefeni yeÅŸilsiyahtı yani beyaz deÄŸildi yeÅŸillll ve siyahhh elinden bir not çıkmış abaisi bulmuÅŸ herkes ÅŸaÅŸkındı ne acaba ne yazmış miras falan iÅŸimi diye öleceÄŸini hissetmiÅŸ göremeyeceÄŸini anlamıştı sanki kupayı notta ÅŸöyle yazıyordu kupayı alırsak mezarıma müjdesini can getirsin ya cana bunu nasıl söyleyecektik 2 gün sonra gittik müjdeyi vermeye baÄŸçeÅŸmeye can durdu mezarın başında baba kupa bizim dedi yeÅŸil dedi aÄŸlayarak ama siyah cevabı gelmedi....
Benim için bir tek taraftarlık söz konusudur; o da Cumhuriyet; taraftarlığıdır.
Mustafa Kemal Atatürk
Uni-KOSTAD nedir?
Kocaelispora gönül veren, Türkiye'nin farklı üniversitelerinde okuyan öÄŸrencilerin, tribünde ve çeÅŸitli platformlarda Kocaelisporu desteklemek için KOSTAD bünyesinde kurduÄŸu bir topluluktur.
HODRİMEYDAN, KOSTAD & Uni-KOSTAD
Uni-Kostad, Hodrimeydan çatısı altında kurulmuÅŸ bir topluluktur, diÄŸer bir deyiÅŸle Hodrimeydan'ın Kocaeli ve Kocaelispora gönül veren öÄŸrencilere açılmış kapısıdır. Nisan 2005'te kurulan Uni-Kostad'a en buyuk destek yine baÅŸta KOSTAD BaÅŸkanı sn. Cemal DERYA olmak üzere tribündeki diÄŸer aÄŸabeylerimizden gelmektedir.
Hedef ve Amaçlar
Yurdun deÄŸiÅŸik üniversitelerinde öÄŸrenim gören öÄŸrenciler arasında iletiÅŸimi saÄŸlayıp, okullarda paneller düzenlemek, standlar açmak, çeÅŸitli turnuvalar tertiplemek, belli tarihlerde toplantılar yaparak fikir alışveriÅŸinde bulunmaktır, Kocaelispor sevgisini, kentlilik bilincini, Anadolu ruhunu tüm yurda yaymak. Taraftarlığın televizyon vasıtasıyla maç izlemekten ibaret olmadığını, bazen hiç tanımadığınız bir insanla, beraber sevinip beraber aÄŸlayabileceÄŸimizi diÄŸer insanlara göstermek.
Altay maçı sonrasında YeÅŸil Siyahlı taraftarların tepki gösterdiÄŸi Kocaeli BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı İbrahim KaraosmanoÄŸluna Kocaelispor yönetimi sahip çıkarken, taraftara tepki gösterdi. Yönetim, taraftarların BaÅŸkan KaraosmanoÄŸlunda özür dilemelerini istiyor
Saral doÄŸal bulmuÅŸtu
Ligin ikinci yarısında bir türlü istediÄŸi sonuçları alamayan Kocaelisporda yüzler gülmezken, Play-Off ÅŸansıda her geçen gün azalıyor. Alınan baÅŸarısız sonuçlara doÄŸal olarak YeÅŸil Siyahlı taraftarlarda tepki gösteriyor. Özellikle evimizde oynanan maçlar sonunda yönetim kurulunu istifaya davet eden taraftarlar, pazar günü maçın bitiÅŸ düdüÄŸü ile birlikte BaÅŸkan İbrahim Saralın aracının etrafını sarmış, yönetim kurulunun ve kendisinin en kısa sürede istifa etmesini istemiÅŸlerdi. Taraftarların bu tepkisine sessiz kalan BaÅŸkan Saral, önceki gün bir açıklama yaparak taraftarın tepkisinin nomal olduÄŸunu, bu tekpileri ilk kez yaÅŸamadığını belirtmiÅŸti.
Taraftar Belsayı basmıştı
YeÅŸil Siyahlı taraftarlar, Kocaelisporun aldığı baÅŸarısız sonuçlarla BaÅŸkan İbrahim Saral, yönetim kurulu ile birlikte Kocaeli BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı İbrahim KaraosmanoÄŸlunu da sorumlu tuttuÄŸu için maç sonrası Belsa Plazaya gelerek BaÅŸkan İbrahim KaraosmanoÄŸlunu istifaya çağırmıştı. KaraosmanoÄŸlunun gerekli desteÄŸi vermediÄŸini Kocaelisporun bu destekten yoksun olarak mücadele ettiÄŸini belirten taraftarlar, diÄŸer BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlarının kentlerinin takımlarına daha fazla sahip çıktığını BaÅŸkan KaraosmanoÄŸlu ve yöneticilerin aynı desteÄŸi Kocaelispora vermediklerini tepkiyle dile getirmiÅŸlerdi. Taraftarın bu tepkisi Belsa önünde uzun bir süre devam etmiÅŸti.
Taraftar özür dilemeli
Dün Fuan içinde bulunan Kocaelispor binasında bir basın toplantısı düzenleyen İdari AsbaÅŸkan İsmail Araç ile Salon Sporları Sorumlusu Sami DurmuÅŸoÄŸlu, taraftarın BaÅŸkan KaraosmanoÄŸluna gösterdiÄŸi tepkinin yanlış olduÄŸunu, YeÅŸil Siyahlı taraftarların BaÅŸkan KaraosmanoÄŸlundan özür dilemeleri gerektiÄŸini belirtti. Araç," Altay maçından sonra bazı taraftarların BaÅŸkan İbrahim KaraosmanoÄŸlu´na yönelik protestolarını doÄŸru bulmuyoruz. Sayın KaraosmanoÄŸlu bu takıma aktif olmasa bile her zaman destek veriyor. Taraftarların BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı İbrahim KaraosmanoÄŸlu´ndan özür dilemesini talep ediyoruz. Taraftarlar biraz daha duyarlı olup bizleri desteklemeli#8221;dedi.
goqmen: siktirsinler onlar izmit halkından özür dilesinler.
Türkiye Futbol Federasyonu Kocaelispor taraftarını Antalya maçındaki davranışlarından ötürü Mavi Bayrak'la ödüllendirdi. Ligin ilk yarısında oynanan Gaziantep Belediye maçından sonra da Mavi Bayrak alan Kocaelispor'a bu sezon ikinci kez aynı ödül veriliyor.
Son umuttu, kırılma noktasıydı. Yensek toparlayabilirdik, Play-Off ÅŸansını zorlayabilirdik. Puan farkı fazla deÄŸildi, rakipler haftalardır bize çalışıyordu çünkü. DoÄŸal olarak böylesi önemli bir maçta Kocaelispor'dan adına yakışır bir oyun bekledik ama ne gezer, bizim takım daha öncekiler gibi dün de yoktu sahada. İlk yarı biraz kıpırdadık, golü yiyince havlu attık. Koca ikinci yarı bırakın pozisyona girmeyi, rakip sahaya bile gidemedik. Fuat Yaman, AliÅŸen, UÄŸur, Orhan Kaynak gibi isimleri yine kızaÄŸa çekmiÅŸ. Ne zaman skor 2-0 oldu, kurtarıcı diye onları sahaya sürdü. Oysa iÅŸ iÅŸten çoktan geçmiÅŸti. Öyle sanıyorum ki, İstanbulspor sezonun en rahat maçını oynadı. Herhalde böyle net bir galibiyet alacaklarını rüyalarında görseler inanmazlardı. Ben taraftara üzüldüm. HerÅŸeye raÄŸmen bir umutla geldiler maça, takımı yalnız bırakmadılar. Ama ruhsuz bir takım vardı sahada, onlara hiç layık olmayan. Hırslarından, kızgınlıklarından koltukları söktüler, kan aÄŸladılar. Haftalardır bize çalışan rakipler dün puanları 3'er 3'er kapınca Play-Off hattıyla aramızdaki fark 7'ye çıktı ki, bu kolay kapatılacak bir fark deÄŸil, hele bu halimizle mümkün deÄŸil. Bence lig dün bizim için bitti. Hepimize bir kez daha geçmiÅŸ olsun. Yapılacak ilk iÅŸ bu akÅŸam yönetimin olaÄŸanüst kongre kararı almasıdır. Bütün iyi niyetli çabalarına raÄŸmen bu baÅŸkan ve yönetim baÅŸarılı olamadı, takımı Süper Lig hedefine taşıyacak beceriyi gösteremedi. Kocaelispor'da İbrahim Saral dönemi dün lige havlu atılmasıyla birlikte fiilen bitmiÅŸtir. Bu iÅŸi zorlamanın, inat etmenin artık bir manası, faydası yok. İnanıyorum, Saral gereÄŸini yapacaktır.
İHANET... Erdoğan Ağabeyimizin bu haftaki köşe yazısı
Kocaelispor'un geliÅŸme süreci uzun yıllara dayanıyor. KuruluÅŸundan günümüze her bir yılında bir pırıltı, bir ışık görürsün&u uml;z. Her seferinde hedefler büyütülere k nice büyük baÅŸarılara imza atılmıştır. Bu baÅŸarıların gururunu Kocaeli'yi yöneten tüm kurumlar,yöneticiler ,taraftarlar ortaklaÅŸa yaÅŸamışlardır. Kocaeli'lilerin sosyal hayatlarında Kocaelispor sevgisi idealistce bir tercih olmuÅŸtur. Günümüzde ise Kocaelispor'un ölçüleri bazı yöneticilere,siyaset cilere,futbolculara XL gelmektedir. Onlar adeta standart dışı... Kalıpları baÅŸka baÅŸka... Yine isimleri ve bulundukları makam itibarıyla Kocaeli'yle bütünleÅŸmesi gerekenler, spor ve insan kavramını hiçe sayan bir tutum içerisindeler. Futbolun tüm ülkelerde insanları dinden sonra en çok etkileyen olgu olduÄŸunun farkına varamıyorlar. Futbolla gelen bir baÅŸarının, taraftarlarını mutluluÄŸun doruÄŸuna çıkardığını göremiyorlar. Sayın yöneticiler varlığınızın bir nedeni de insanları mutlu etmek olduÄŸuna göre Kocaelispor'a bu denli nasıl ilgisiz kalabilirsiniz. Mücadelesinde yalnız bırakabilirsiniz. Kayyumların yönettiÄŸi İstanbuspor'un, belediye memurlarının idare ettiÄŸi İstanbul Belediyespor'un, posta dağıtıcılarının çalıştırdığı Telekomspor'un altında olmak sizlerce kabul edilir olsada Kocaeli halkı için bu durum zul'dür. Düne kadar dolu olan protokol tribününün bugün boÅŸ olması izah edilebilecek,kabullenebil ecek bir durum olmadığı gibi,halktan kopuk yaÅŸam tarzınızın göstergesidir. Hak etmediÄŸi durumlara düÅŸen Kocaelispor'u sahiplenmek bizlerin,sizlerin görevi olduÄŸunu lütfen hatırımızdan çıkarmayalım. * * * Marka deÄŸerimizle ters orantılı bir oyuncu kadromuz var. Bir çoÄŸu bu ligi,bu yarışın atmosferini kaldıracak düzeyde deÄŸiller. Yetenekleri sınırlı... Kadro kurarken, Fuat hocanın zaman zaman zorlandığını görüyoruz. Ya ! yetenekleri olup da ortaya koymayanlar. Zor günlerinde kaderine terk edilmeyenler. Kocaelispor'a vefa borcum var diyenler. Yönetici yakınlarıyla İstanbul gecelerinde boy göstererek mi ödeyeceksiniz borcunuzu. Bunun hesabını nasıl vereceksiniz. Kadroya alınmadığınızda bilmeden hocaya yapılan haksız eleÅŸtiriler, sizi rahatsız etmeyecek mi. Binlerce taraftarın umutlarının sizlerin sayesinde yok oluÅŸunu görmeniz, dileriz vicdanlarınızda kara leke olarak iz bırakır.
korfez.org'umuz trkiyedeki tüm internet siteleri arasında 499. oldu gerçekten büyük bi ÅŸekil olmuÅŸ bizim için 4büyük denilen takımların sitelerinden sonrada en çok ziyaret edilen siteyiz iÅŸte köfez farkı...
Son haftalarda gelen baÅŸarısız sonuçların ardından tepki toplayan Kocaelispor Yönetim Kurulu taraftarlardan özür dilediÄŸini açıkladı. BaÅŸarısızlıktan büyük üzüntü duyduklarını belirten yönetim, kalan haftalarda taraftardan destek istedi.
YÖNETİM DE ÇARESİZ Ligin ikinci yarısında henüz 3 puanı bir arada göremeyen YeÅŸil-Siyahlı kulüpte yönetim çaresiz. Önceki akÅŸam tesislerde toplanan Kocaelispor yönetimi gelinen noktayı deÄŸerlendirdi. Toplantıda taraftarların UÅŸak maçında gösterdiÄŸi tepkiler de ele alındı. Tepkileri son derece haklı bulan yönetim taraftarlardan özür dilediklerini açıkladı.
FUTBOL MEMNUN ETMİYOR İbrahim Saral baÅŸkanlığında yapılan toplantıda yöneticilerin büyük bölümün&uu ml;n oynanan futboldan memnun olmadığı, gelecekten de umutsuz olduklarını açıkça belirttikleri öÄŸrenildi. BaÅŸkan Saral'ın alacağı her kararın arkasında olacaklarını ifade eden yöneticiler, kalan haftalarda taraftarın desteÄŸinin de ÅŸart olduÄŸunun altını çizdi.
TARAFTARDAN SABIR İSTEDİLER Kocaelispor Genel Müdürü Bülent Özer dün yönetim adına yaptığı açıklamada, ‘Alınan sonuçların herkes gibi yönetimi de üzdüÄŸün&u uml; belirterek, ‘Ortaya çıkan bu durumdan ötürü yönetimimiz taraftarlarımızdan özür diliyor. Ancak baÅŸka Kocaelispor yok. Taraftarlarımızdan kalan haftalarda saÄŸduyulu olmalarını bekliyoruz. Kötü günleri hep birlikte atlatmak için onlardan destek bekliyoruz' dedi.
burda baÅŸlayan küçük çaptaki kapanyamda seslendiÄŸim kitle gittikçe büyüyor..körfezimizin kötü gidiÅŸine raÄŸmen böyle güzel geliÅŸmeler gercekten çok sevindiricibugun özgür kocaeli gazetesinin spor sayfasinda yayınlanan yazım iÅŸte böyle.. BÜTÜN KÖRFEZ EL ELE BAYANLAR TRİBÜNE küçüc&uu ml;k ellerim babamın ellerini sıkıca tutmuÅŸ,belki de nereye gittiÄŸimi bile bilmeden ismetpaÅŸa stadına giriyoruz.Maç baÅŸlıyor.etrafım dikkatimi çekmiÅŸ olsa gerek,sessizce izliyorum dört bir yanı.ben köfte ekmeÄŸimi yerken,babam ve yanımızdakiler öyle istekli,öyle içten tezahürat edip,destekliyorlar ki körfezimi..o anda yüreÄŸime kazanıyor iÅŸte bu sevda,bu tutku.. kalbim aÅŸkların en güzelini,en büyüÄŸün&u uml; tadıyor o küçüc&uu ml;k yaşımda.gün geçtikçe daha da baÄŸlanıyor daha da çok seviyorum körfezi.Bundan sonra tüm iç saha maçlarında babamla birlikte tribünde alıyorum yerimi. Birgün babam maçlara gitmemi istemediÄŸinde hersey benim için bitmiÅŸti sanki.çok küfür var,tribünler hazır deÄŸil,bayan taraftar yok denilcek kadar az deyip bana açıklama yapmıştı.Bir sene boyunca gidemedim,götür medi fanatik olmamın tek nedeni canım babam!Ama pes etmek yoktu.Hıçkıra hıçkıra aÄŸladiÄŸim günlerin inadina,birseyler yapmaliydim.Kendi çapımda bir kampanyaya baÅŸlamış oldum böylece.okuldaki uÄŸraÅŸlarımın sonucunda,dördü kız olan yirmi üç kiÅŸilik bir grupla maçı marotonda izledim.Hedef büyüktü devam dedim kendi kendime.sürekli takip ettiÄŸim www.korfez.org sitesine de bu çaÄŸrımı yaptım.davatime 7 arkadaÅŸim karÅŸilik verdi.telekom maçinda onlarla birlikteydik tribunde. babam hep söylerdi 'doÄŸduÄŸun,doyduÄŸun ve yaÅŸadığın takımına sahip çık' die.onun dediÄŸini yapıyorum ve çevremdekilere daima bunu aşılıyorum. artık kocaelispor taraftarı için geçmiÅŸte söyleneler gecerliliÄŸini kaybediyor.daha bir sene önce önce babamın dediÄŸi gibi küfür yok artık tribünlerde.bizler tribünde çoÄŸaldıkç a,küfür de tribünde o kadar azalmakta. bu kentte kocaelisporu benim kadar seven ve destek olmak isteyen bir çok bayan arkadaÅŸimin olduguna inaniyorum.onlara sesleniyorum bunu bir kampanya olarak düÅŸünürse k sizlerin desteÄŸine ihtiyacımız var.gelin ve maçları hep birlikte izleyelim.takımımıza hep birlite destek olalım..
Anadolu takımı taraftarı olmak emek isteyen, acılı ve kanlı bir uÄŸraÅŸtır. Onlar için, yüzde seksen kazanma oranına sahip büyük bir takımın taraftarı olmak çocuk oyuncağı, ecnebilerin diliyle piece of cake tir. Peki bir Fenerbahçeli, Galatasaylı ya da BeÅŸiktaÅŸlının yüreÄŸi her zaman küme düÅŸme ihtimali olan, hiçbir maçına garanti gözüyle bakılamayacak, bütün futbolcuları büyük takımlara gitmek isteyen (para+ÅŸöhret+milli forma) küçük bir takımın taraftarı olmaya yeter mi?
Üç büyük İstanbul takımından biri orta sıralardaki bir Anadolu takımı ile maç yapıyor. Maç golsüz berabere devam ediyor. Gerilim gittikçe yükseliyor. Çünkü büyük diye tabir edilen takım bu maçı galip bitiremezse liderlikten olacak. Dakika 80. Hakemin en kötü kabus gerçek oluyor. Ceza alanının çizgisine denk gelen bölgelerde büyük takımın defans oyuncularından birinin eline çarpıyor top. Topun elle oynandığından ÅŸüphesi yok ama bu hareketin ceza sahası içinde mi, dışında mı olduÄŸundan tam olarak emin deÄŸil. Yan hakemiyle göz göze geliyor. Yan hakemin gözlerindeki telaÅŸlı, ürkek, korkmuÅŸ ifadeden, onun da kararsız olduÄŸunu ve kendisine yardım edemeyeceÄŸini anlıyor. Aslında bu biraz para kaybedeceÄŸi bir kumar olsa, bahsi hareketin ceza alanı içinde olduÄŸu doÄŸrultusunda oynar, ona sanki öyleymiÅŸ gibi geliyor çünkü. Ama bu çok daha fazlasını kaybedebileceÄŸi bir kumar. Işık hızıyla olasılıklarını inceliyor. Penaltıyı verse#8230; Haklı çıkarsa sorun yok. Ama akÅŸamki spor programlarında pozisyonun ekrana gelecek ağır çekim görüntüler i hatalı olduÄŸunu gösterirse... Öncelikle koca camia üstüne hücum edecek. Yöneticiler televizyonlara, gazetelere konuÅŸacak.
Bir daha maçımızda bu hakemi istemeyiz.
Gizli güçler yine mi devrede, masabaşı oyunlar mı oynanıyor.
Ben hakemler hakkında konuÅŸmazdım ama böyle berbat bir hakem görmedim ben!
Spor yazarları, özellikle de bu büyük takımla organik baÄŸları olmuÅŸ, olan ve olacak olanlar, hakem yazarları, özellikle MHK ya gıcık olanlar açacak aÄŸzını, yumacak gözünü
Biz zaten demiÅŸtik, bu hakemlerle lig gitmez diye
MHK uyuyor mu, bu hakemlere göz kulak olmuyor mu?
MHK Başkanı adamsa şu sorulara yanıt verir!
Gayet ufak, gayet insancıl bir hata sonunda hem kötü hakem olacak, hem de namusu, ÅŸerefi ÅŸaibeli bir hale gelecek.
DiÄŸer yandan, penaltıyı vermese Anadolu takımının yöneticisi, maç sonrası röportajlarda bu takımın oyuncuları, EmeÄŸimiz çalınıyor, diyecek. Belki teknik adam istifa kararı alacak, sakinleÅŸince, yani iÅŸlerin ezelden böyle gittiÄŸini hatırladığında (çünkü büyük takımlarda geçen futbolculuk zamanında kendisinin de bu düzenin kaymağını yediÄŸini inkar edecek deÄŸil. Efendi adam imajıyla maç sırasında hakemi niceden inceden iÅŸleyen o deÄŸil miydi!) istifasını geri alacak. Ne kadar gürültü çıkartırlarsa çıkarsınlar, Salı günü medya da, futbolseverler de bir sonraki haftanın maçlarını, yeni iddia kuponlarını, haftanın fantezi futbol takımı kadrosunu düÅŸünmeye baÅŸlamış olacaklar. Anadolu takımını sesi en fazla iki gün yankılanacak, isyanlarının yankısı üçünc&uu ml; gün küçük bir haber ÅŸeklinde en içteki spor sayfasında minik bir kutudan duyurulursa ne mutlu onlara BaÅŸat spor programlarının ağır aÄŸabeyleri, Adamlar, haklı! deyip gönül alacak, sonra baÅŸkanın ne kadar delikanlı adam olduÄŸundan dem vuracaklar, en sonunda da Anadolu takımların makus talihiyle ilgili üç beÅŸ beylik yorum yapıp, birbirlerinin gravatlarını ya da ceketlerini övmeye baÅŸlayacaklar.
Ben kendimi hakemin yerine koyuyorum. Bu ahval ve ÅŸeraitte ben o penaltıyı vermezdim arkadaÅŸ. En az zararlı çıkacağım hatayı yapmayı tercih ederdim. Çünkü o anda kesinlikle tartışmalı olan penaltıyı verdiÄŸimde, yukarıda saydıklarıma ilaveten maçın devamında olacakları düÅŸünmek bile istemem. Büyük takımın oyuncularının böyle bir durumda maçı ve seyirciyi çığrından çıkarmak için elinden geleni yapacaklar. Çünkü böyle bir kararı veren hakemin o dakikadan itibaren, vicdan azabı çeken bir katil gibi bunalımda olacağını onlardan iyi kimse bilemez. Her pozisyonda itiraz edecekler, vicdan yapacaklar, seyirciye oynayacaklar Artık orta sahadaki faulleri bile çalarken zorlanacaktır hakem. Maç en azından beÅŸ dakika uzayacaktır örneÄŸin. Büyük takımın futbolcuları ceza alanına girdiklerin de kendilerini yere bırakmaya baÅŸlayacaklardır. Hakemin kabusu asıl ÅŸimdi baÅŸlamıştır.
Aslında bu yazıya Hakem olmak! başlığı daha iyi giderdi değil mi?
DeÄŸil. Bu yazı tam olarak Anadolu takımı taraftarının taraftarlık hayatları boyunca neyle karşı karşıya olduÄŸunu açık etmektedir. Tek kiÅŸilik kabus ÅŸeklinde hikaye ettiÄŸim bu olay trübünde eli kolu baÄŸlı oturan taraftar için bir travmadır. Yıllardır tekrarlanan bir travma
Anlayacağınız, Anadolu takımları büyük takımlarla yaptıkları maçlara daima 1-0 yenik baÅŸlarlar. Ama sizi öldürmeyen sizi güçlendirir ya, Anadolu takımı karaftarı çok daha güçlüd&u uml;r, yani çok daha büyüktür İstanbul büyüÄŸü takımı taraftarlarından. Onlar 1-0 yenik baÅŸladıkları halde, hep küme düÅŸme tehlikesi yaÅŸadıkları halde ve en önemlisi hiç ÅŸampiyon olamayacaklarını bildikleri halde takımlarından hiç vazgeçmemiÅŸlerdir çünkü. Bir Kocaelispor taraftarı olarak benim için büyük takımı tutmak çok kolaydır. Ama soruyorum, örneÄŸin bir Fenerbahçelide Kocaelispor taraftarı olabilecek yürek var mıdır?
Not: Bu derginin yayın yönetmeni de bir Anadolu takım taraftarıdır. Trabzonspor u dördüncü büyük olarak görmedim ben hiç. Kötü deÄŸil, iyi bir ÅŸey bu söylediÄŸim. Sivrilen bir Anadolu takımı olduÄŸundan, kontrol edilmesini daha kolay hale getirmek için aralarına almıştır bana kalırsa diÄŸer büyükler Trabzonsporu. Bizans oyunu yani.
97-98 den beri körfezde top koşturan futbolcular
Fanatik gazetesi bu hafta da haftanin karmasini secmis.Karmada bizim takimdan da bir oyuncu var.Bu gurur verici ve sevindirici.Ama gelin gorun ki bu oyuncu son macimiz olan Gaziantep B.B macinda oynamamis!Karmada yer alan oyuncu Erhan Yildirim.Oynayan ise Erhan Yilmaz.Isimler karismis herhalde Erhan Yilmaz'i yazmak istemisler derseniz yaptiklari gaf daha buyuk.Cunku Erhan Yilmaz Gaziantep Belediye macinda cok buyuk hatalar yapti ve cok kotu oynadi.Bu yerel basina haber bile oldu.Fanatik gazetesinin haftanin karmasini secerken ne kadar titiz oldugu bir kere daha anlasildi!
Haber:http://www.e-kolay.net/fanati...
Milliyet gazetesinde bugun Mehmet Demirkol pek cok konudan bahseden onemli bir yazi yazmis.Beni en fazla dikkat cektiren yazi 1.lig kuluplerinin ekonomisi ile ilgili.Bu bolumle ilgili yazi soyle:
"Borç durumları
2008 -2009 sezonunda kriterlere uygun olmak zorunlu. 2007 mali yılı bitiminde lisansa hak kazananlar belli olacak. Ne diyor bu kriterler? 253 sayfa olduğu için hepsini yazmak mümkün değil. Ama finansal başlık altında kısaca şu ana fikir var. Şahıslara borçlanamazsın. Başkanlar, büyükler şunlar bunlar sana para veremez. Çalışanlara, futbolculara, bankalara, diğer kulüplere vadesi geçmiş borcun olmayacak. Ana fikir bu. Bırakın detayları, ana fikir bile bize uzak. Peki Galatasaray ve Beşiktaş 2007'ye kadar nasıl denkleyecek durumunu? Her sene 10 milyon dolar civarında açık veren ve diğerleri gibi satacak arazisi de olmayan Fenerbahçe suyun yönünü nasıl çevirecek? Bu borcun büyümemesi mümkün mü? Düşünün, 1 milyar maaşınız var ve her ay 1 milyar 100 milyon harcıyorsunuz. Nasıl çıkacaksınız bu kısırdöngüden? Yapın hesabı nasıl kalkacaksınız kredi kartı borcunun altından? Yeni yeni de çocukların da oluyor. Anelka'lar, Alex'ler. Damien Duff'un peşindesin. Nasıl vereceksin bu çocukların okul parasını. Sonra düğünü var, askerliği var. Sorun budur! Büyüyorlar borçla ve kimse kardeşim sen ne yapıyorsun demiyor. Batacaklar, farkında değiller. Roma, Lazio, Fiorentina örnekleri orada duruyor. Ama dinleyen kim!"
Yazilanlara gore buyuk borc batagi icinde bulunan Fenerbahce,Galatasaray,Be siktas gibi guzide kulupler 2007 senesinin sonuna kadar sahislara olan borclari sifirlayamazlarsa lisans alamayacaklar ve liglere katilamayacaklar.Kuluplerimiz icin bu kriterler tam bir atom bombasi gibi.Ama bunlardan soz eden yok gibi.Bizim kulubun borclarinin cogu vergi borcu olmasi ve vadelere baglanmasi umut verici.Pek buyuk tehlikemiz yok gibi gorunuyor.Ama pek cok kulubun ve ozellikle 1.ligdeki kuluplerin sikinti cekecegi belli.
Tum yazi icin link:
http://www.milliyet.com.tr/20...
Çok umutluyduk. Bu ligde yenebileceÄŸimiz rakiplerden biriydi G.Antep BüyükÅŸehir çünkü. Genç bir kadroları vardı, seyirci baskısı falan da yoktu. Ancak evdeki hesaplar çarşıya uymadı, 3 puan beklerken 1 puanı güç bela alabildik. Özellikle ilk yarı öylesine kötü oynadık ki, 1 puanı bile haketmediÄŸimizi söylersek rakibe hakkını teslim etmiÅŸ oluruz. Son iki maç çok kötüydük, teknik direktör Fuat Yaman'ın kadroda revizyona gitmesini, aksayan adamları dinlendirmesini bekliyorduk. Fuat Yaman kadroda operasyona gitti ama kızaÄŸa aldığı futbolcular konusunda tercihleri yanlıştı. Didava haftalardır takımın en iyilerinden biriydi, savunmada görevini eksiksiz yerine getiriyor, disiplinli futboluyla güven veriyordu. Yaman, Didava'yı kenara alıp Mehmet'e savunmada görev verdi. Oysa bizim takımda aksayan, verimsiz olan orta alandı. Orta sahada revizyon gerekliydi. Mehmet orta sahada oynasa kesinlikle verimli olur, takıma katkı saÄŸlardı. Sonra, AliÅŸen gibi bir yeteneÄŸiniz varsa her ÅŸartta oynatmalısınız. AliÅŸen'in ölüsü bile bizim takımda iÅŸ yapar çünkü. Kısaca dün yine orta sahasız oynadık. Rakip bu sayede oyunda üstünlüÄŸ& uuml; özellikle ilk yarıda hiç bırakmadı. Öyle baskı kurdular ki, bunaldık. İlk yarının 1-1 bitmesi bizim ÅŸansımızaydı, bu yarıda ev sahibi takım iÅŸi bitirebilirdi. İkinci yarı biraz toparlandık, top yapmaya çalıştık ama bu kez de gol bulamadık... Ne yazık ki, G.Antep'te kan kaybımız sürdü. Dört haftadır galibiyetimiz yok. Bugünkü maçlar sonunda Play-Off hattıyla aramızdaki 4 puanlık fark daha da açılabilir. İkincilik trenini kaçırdık, hiç deÄŸilse Play-Off fırsatını deÄŸerlendirelim istiyoruz. Daha çok maç var, maraton uzun diyenler, puan farkını kapatırız diye düÅŸünenler olabilir. Kaç haftadır böyle avutuyoruz kendimizi zaten. Kötü gidiÅŸe biran önce dur demeliyiz. Tren kaçmadan, yarın geç olmadan. Körfez ve Pehlivan Önceki gün amatörlerin ödül töreni vardı. Son törendi, orada olmayı görev bildim. Körfez Belediye ve kulüp baÅŸkanı Sayın Yunus Pehlivan'la birlikte gittik Gölcük'e. Yolculuk boyunca da sohbet ettik. Pehlivan haklı olarak gururlu, mutlu. Nasıl olmasın ki. Sıfırdan yaptığı takım ilk yılında hiç yenilmeden ÅŸampiyon olmuÅŸtu. Pehlivan, "Çok rahatladım. Teknik kadromuzu, futbolcularımızı, emeÄŸi geçen herkesi kutluyorum” dedi. Sevgili Pehlivan, ÅŸampiyonluÄŸu fazla istemediklerini, asıl hedeflerinin 3.Lig olduÄŸunu her fırsatta söylediÄŸini hatırlatarak, "Suadiye iÅŸi bitirir diye düÅŸünüyor duk. Ancak bize nasip oldu. Takıma ÅŸampiyonluk primi olarak 500'er YTL prim verdik. Bunu hak ettiler” dedi. Pehlivan, Suadiye Belediyespor'a takıldı, "ÅžampiyonluÄŸu bırakarak bizi masrafa soktular. Transferde kullanacağımız paranın bir kısmını prim olarak ödedik” dedi. Pehlivan'la sezon başına gittik, Telat Özden'i konuÅŸtuk. Sordum, "Telat Özden'i neden seçtiniz?” diye. Anlatmaya baÅŸladı, "Geçen yıl gruplarda Küçük&cc edil;ekmece ile oynuyoruz. Teknik direktörümü ;z yaşı büyük oyuncular arasından Fahri'yi tercih edince Telat Özden 18 dışında kaldı. Bu kararı son derece olgun, saygıyla karşıladı. BaÅŸkası olsa tepki verir, kızar, küserdi ama Telat hoca tribüne çıktı ve maç boyunca son derece heyecanla, arkadaÅŸlarına uyarılarda bulunmaya çalıştı. Onu öyle görünce çok etkilendim. Maçtan sonra yanına gittim, "Bu tıkımı çalıştırmasınÄ ± istiyorum, ne diyorsun?” diye sordum. Kabul etti. Konuyu yönetime getirdik. DoÄŸal olarak benimsenmedi. İzmitli bir sürü teknik adam varken, futbolu yeni bırakmış, kariyeri olmayan birini takımın başına getirmek istemem tepkilere neden oldu. Bazı arkadaÅŸlar bana, "Telat Özden memleketlin, yarın baÅŸarısız bir tablo ortaya çıkarsa bütün fatura sana kesilir” dedi. Ancak kararlıydım. SaÄŸolsun yönetimden Mustafa Efe de yanımda yer aldı, güzel bir konuÅŸma yaptı, bütün arkadaÅŸlar ikna oldu. Bugün ne kadar doÄŸru, isabetli bir seçim yaptığımız ortada. Telat Özden beni mahçup etmedi” Sohbetimizde sevgili BaÅŸkan Pehlivan, yeni transfer Nihat'tan övgü ile söz etti, "Onun kadar mütevazı, çalışmayı seven sporcu görmedim. Özel antrenmanlar yapıyor” dedi. BaÅŸkan Pehlivan yeni transfer ettikleri Gürcü futbolcunun takıma büyük güç katacağına inandığını söyledi, "Zurap'ın takım arkadaşı. Hopaspor'u ikisi 3.Lig'e çıkarmış. İnÅŸallah bu sezon bizim 3.Lig'e çıkışımıza katkı verecekler” dedi. BaÅŸkan Pehlivan, bir stoper alıp transferi kapatacaklarını da söyledi. BaÅŸkan Pehlivan'la maddi konuları da kısaca konuÅŸtuk. Körfez Belediyespor'un maddi konuda hiçbir sıkıntısı olmadığını söyledi Pehlivan, "MaaÅŸları, transfer taksitlerini günü gününe ödüyoruz” dedi. BaÅŸkan Pehlivan, maddi konularla ilgili bugüne kadar ilçedeki hiçbir sanayi kuruluÅŸunun kapısını çalmadığını altını çizerek söyledi. BaÅŸkan Pehlivan bir sıkıntısını da benimle paylaÅŸtı. Bu sezon yüksek performans gösteren Yüksel'in birçok talibi olduÄŸunu söyleyen Pehlivan, "2.Lig kulüpleri peÅŸinde. Boluspor, transferin son gününe kadar uÄŸraÅŸtı. Bize gerekli olduÄŸu için vermedim. Ancak sezon bittiÄŸinde onu takımda tutmamız çok güç olacak” dedi. Sevgili Pehlivan'la 20 dakika süren İzmit-Gölcük yolculuÄŸunda konuÅŸtuklarımız bunlar. Körfez Belediyespor son derece baÅŸarılı bir sezon geçiriyor. Takımın eksiklikleri yapılan takviyelerle giderildi. Körfez'in 3.Lig kapısı ardına kadar açık. Gruplarda büyük ÅŸanssızlıklar yaÅŸamazlarsa hedefe ulaÅŸacaklardır. Zaten Körfez'e profesyonel lig yakışır. Körfez'in bu imkanlarla aslında 2.Lig'de zirveye oynaması lazım. İnanıyorum o günler çok uzakta deÄŸil. BaÅŸkan Yunus Pehlivan ve yönetimi son derece doÄŸru iÅŸler yapıyorlar, bir spor kulübü nasıl yönetilir herkese gösteriyorlar. İçtenlikle kutluyorum BaÅŸkan Pehlivan ve yönetimini. Bu arada, Gebze Belediye BaÅŸkanı Sayın İbrahim Pehlivan'ın Yunus Pehlivan'ın amcaoÄŸlu olduÄŸunu sohbetimiz sırasında öÄŸrendim. İbrahim Pehlivan, Darıca Belediye baÅŸkanıyken, spor kulübüne büyük baÅŸarılar kazandırdı, ÅŸimdi Gebze'de Gebzespor'u ÅŸampiyonluÄŸa koÅŸturuyor. Yunus Pehlivan, amcaoÄŸlunun izinden gidiyor. Demek ki, bu Pehlivanlar ailece iÅŸin ehli...
ya arkadaÅŸlar kimde var böyle yönetim yaa yapmayın allah aÅŸkına...bir sayayım icraatlarınıda gözleriniz yaÅŸarır... 1.siyaset virüs gibi yapıştı ve yukardan gelen emirle kukla baÅŸkan göreve geldi 2.baÅŸkan gelir gelmez açık ara süper ligteyiz dedi yalanı hiç sevmedi 3.paralı adamları etrafına topladı sonra paraları bitince yenilerini getirdi yani ruh önemli deÄŸil para önemli politikası uyguladı 4.seyirci sakaryadan zaten sevmediÄŸi sadiyi getirdi yıldızımızın barışmadığı sadi gitti yönetim gene duvara çarptı 5.maçlara hayatında gelmemiÅŸ sırf rant uÄŸruna yönetime giren köfteci adalıya köfte kaç para diye soran çulsuzları yönetime topladı.. 6.daha sonra pepeye yalvardı yalvardı biraz para kopardı 7. bu futbolcular yaÅŸlı dedi dobronun yüzüne bakmadı engin cem sinan ve haydarı yolladı 8.promosyonlu bir alana bir bedava futbolcuları aldı ve çok baÅŸarılı transfer politıkası izledi 9.ve fuat yamanın çabalarıyla biraz silkelendik ama geçici bir ÅŸahlanma olduÄŸunu sokaktaki çocuk bile bildi 10.sakarya bursa bizi ezdi bu yönetim bize ezilmeyi öÄŸretti 11.biraz adam gibi adam olan fuat hocaya sen fazla adamsın dediler ve onu da havaalanında bir suni krizle soÄŸuttular 12.kıçı kurtarmak için yalamalık olsun diye seyirciyle aynı havayı soludular maratonda 13.ondan sonra hoca forvet forvet diye yalvardı gene promosyonla bülent kazmasını aldılar al sana canavar forvet dediler 14. fuat hoca kar yaÄŸdı idman yapamıyoruz dedi onlar bak dümenine dediler 15.engini geri alacak gücümüz yok dediler çok pahalı dediler.. 16.hakanı sattılar 5 kalacili dev bir kadro oluÅŸturdular ama forvete gerek olmadığını söylediler 17.ve bizi kahrettiler yastığa baÅŸ koyunca sizce hiç üzüldülerm i? aÄŸladılarmı? hayır tabikiii arkanızdayız sayın yönetim ama sezon sonuna kadar seneye açık ara süper ligdeyiz lafları artık yemezzz süper lige bu takımı çıkarsanızda sizden nefret ettik zorla aÅŸk olmaz bir kaç gerçek yönetici dışında oda bir elin parmağını geçmez hepsi traÅŸ makinası bizi kahrettiÄŸiniz ve büyük takım kimliÄŸimizi tarihe gömdüÄŸün& uuml;z için teÅŸekkürler yönetim...
Ligin ikinci yarısı 3 maçta alınan 1 puan ve oynanan kötü futbol hepimizi endiÅŸeye sevk etmektedir. Kocaelispor 3 sezondur Kocaelispor'un büyüklüÄŸ& uuml;ne ve ismine hiç yakışmayan 2. lige A kategorisinde süper lig trenini taraftarını kahrederek 2 sezon kaçırmış, bugün sergilediÄŸi görüntü ile lig 2. liÄŸi ÅŸansını büyük ölçüde yitirmiÅŸ ve play-off hattından uzaklaÅŸmıştır. GeldiÄŸimiz bu noktada taraftarlar olarak aynı kabusu bu sezon yaÅŸamak istemiyoruz. Burada yönetimden, teknik heyete, futbolculara, kimin üzerine ne düÅŸüyorsa en iyisini yapmasını beklemek en doÄŸal hakkımızdır. Özellikle ilk yarının sonlarına doÄŸru sergiledikleri performanstan uzak olan ve panik havasına bürünmüÅŸ futbolcu kadrosunun bu görüntüs&u uml;nden bir an önce uzaklaşıp Kocaelispor ismine yakışır futbolcular gibi mücadele etmelerini bekliyoruz. Kocaelispor taraftarı 3 sezondur süper ligde baÅŸa oynayan ekiplere verilmeyen desteÄŸi takımına vermektedir. Bozguncu olmaktan her zaman kaçındık, baÅŸarı için üzerimize ne düÅŸüyorsa yapmaya çalıştık. Yapılan yanlışlıklarda en doÄŸal hakkımız olan tepkiyi ve protestoyu gösterdik. EÄŸer oynanan bu futbol, bu vurdum duymazlık, bu panik havası devam ederse bu haklarımızın yine saklı olduÄŸunu ve kullanacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz. Yönetim kurulunun acil eylem yaparak bu kötü gidiÅŸe dur demesi, çözümler üretmesi gerekmektedir. Yönetim kurulunun asli görevi bu gibi günlerde doÄŸru tespitlerde bulunarak takımı hedefte ve mücadelenin içinde tutmaktır. Biz KOSTAD olarak bundan sonra her konunun daha yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna deklare ediyoruz. Bu vurdum duymazlık ve ruhsuz futbol devam ettiÄŸi taktirde İsmetpaÅŸa'da her türlü protestoyu baÅŸarısızlıkta payı olan herkese göstereceÄŸimizi kamuoyuna deklare ediyoruz. BaÅŸta futbolcular olmak üzere yönetim, teknik heyetin baÅŸarı için baÅŸta kendilerine söz vermelerini, daha sonra bu sözleri yerine getirmelerini bekliyoruz. Aksi taktirde bizim kamuoyuna verdiÄŸimiz sözleri tutacağımızı baÅŸarısızlığa sebep olan herkesin bilmesini istiyoruz.
BUGÜN GELİNEN NOKTADA ATTIÄžIM BAÅžLIK HERÅžEYİ ÖZETLEMEKTE. DAHA 2 SENE ÖNCESİNE KADAR İSMETPAÅžANIN NEREDE OLDUÄžUNU BİLMEYENLER YÖNETMEK ÜZERE (BİRKAÇ Ä°SMİ TENZİ EDERİM) BU CAMİANIN BAÅžINA GEÇİNCE ÇÖKÜÅž SÜRECİ HIZLANDI. SENELERDİR KÖTÜ YÖNETİLEN BU KULÜP BU SAAT İTİBARİYLE EKONOMİK VE İDARİ YÖNDEN DİBE VURMUÅž DURUMDA GÖZÜKÜYOR.
SENELERDİR BU SANAL ORTAMDA HERKES ATIP TUTMAKTA.SENELERDİR BİR TARAFIMIZI YIRTIYORUZ,GELİN BU KULÜBE ÜYE OLUN.GÜÇ BİZDE OLSUN,BU KULÜBÜ YÖNETEMESEK BİLE YÖNLENDİREBİLELİM DİYE.
AMA HERKES MALESEF KLAVYE BAÅžINDAN YÖNETİCİLİK YAPIYOR,KENDİNCE YORUMLARDA BULUNUYOR.
ŞİMDİ SORUYORUM;BU KULÜBE ÜYE OLMADAN,ATIP TUTARAK BİRYERE VARABİLİRMİSİNİZ? KONGRELERDE GÜÇ OLAMAZSANIZ SÖZÜNÜZ&Uu ml; DİNLETEBİLİR MİSİNİZ? YÖNETİM ÜSTÜNDE BASKI OLUÅžTURACAK ÇOÄžUNLUÄžUNUZ OLMAZSA İSTEDİJKLERİNİZİ DİKTE EDEBİLİR MİSİNİZ?
CEVAP KOCAMAN BİR HAYIR OLACAKTIR.
TOPRAKÇILIK YAPANLARA;KAPASİTESİ OLMAYANLARA,KULÜB&Uu ml; DİNAMİTLEYENLERE; YÖNETEMEYENLERE;BASÄ °RETSİZ HOCALARA;BASİRETSİZ TOPÇULARA MEYDANI BOÅž BIRAKTIÄžIMIZ İÇİN BEN DAHİL HEPİMİZE YAZIKLAR OLSUN.
BU YAZI BİR YILGINLIK İFADESİ OLARAK KESİNLİKLE ALGILANMASIN.BU TAMAMEN KENDİ GÜCÜMÜZ&Uu ml;N FARKINA VARAMADIÄžIMIZIN BİR İFADESİDİR. BİRİMİZ KALANA KADAR BİZİM MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR.
Kalıcı baÅŸarılar elde etmek,yapısal reformlar ve yeni ufuklar açmakla mümkün olur. Bu açıdan bakıldığında; Bir teknik direktörün baÅŸarısı sadece puantaj sıralamasıyla belirlenebilirmi. Elbette hayır!
BaÅŸka baÅŸka verilerinde deÄŸerlendirmeye alınması gereklidir. Sn.Fuat Yaman'ı takımın başına geçiÅŸinden,ilk devrenin bitiÅŸine kadar hep olumlu çizgide izledik. Riski büyük bir görev üstlenmiÅŸti. Kocaelispor zor günler geçiriyordu. Yapacağı ufak bir hata dengeleri alt üst edebilirdi. O zor olanı baÅŸardı. Bitik,ayakta duramayan, koÅŸmayan takımı ayaÄŸa kaldırdı. Cesaretle takım içinde operasyona kalkıştı. Gözden çıkarılması an meselesi olan oyuncuları takımın deÄŸiÅŸmezleri yaptı. YaÅŸlı denen futbolcularla adeta baharı yaÅŸadı. Ekonomik gerçeklerin sınırları içerisinde kalarak, Kocaelispor'un kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin koÅŸullarından biri olan alt yapıya yönelerek,takıma genç oyuncular kazandırmanın arayışlarına girdi. Ardayı,Oktayı zaman zaman kadroya alarak gelecek için umut dağıttı. Hep bu sistemli çalışmalarından dolayı takdir ettik. İyi yönlerini görmeye alıştığımız hocamızın son haftalarda eksi yönlerine,yanlışla rına tanık oluyoruz. Oyun içinde kaçan gole,yerini bulmayan paslaÅŸmaya taraftarın tepkisi doÄŸaldır. Yanlış olan hocamızın tepkilere teslim olmasıdır. Antalya maçında güvenerek ve çokta yerinde bir kararla Serhat'ı forvette oynatması nasıl doÄŸrusuysa, kaçırdığı pozisyonlarda verilen tepkilerden sonra oyundan alması yanlışı idi. Bunu o günlerde belirtmiÅŸtik. Yine aynı hataya bu hafta Ali Åžen konusunda düÅŸtü. Aceleci davrandı. Kenardan gerekli müdahaleyi yaparak,biraz daha beklemeliydi. Gösterilecek sabır bazen baÅŸarının anahtarı olur. On kiÅŸi kalan rakibin karşısında hala liberolu oynatması, stoperleri çakılı tutması analaşılır gibi deÄŸildi. Kırmızı kartla birlikte, oyun sistemini deÄŸiÅŸtirmesini beklerdik. Didavayı orta sahaya sürüp,oyun kuruculuÄŸu yönünden faydalanabilirdi. Hocamız bugüne kadar hep maç öncesi çalışmalar ve taktiklerle maçlar kazandı. Eldeki kadronun yeterliliÄŸi tartışılır.Hak veriyoruz. Yinede, oyuna yapacağı müdahalelerle de kazanmasını diliyoruz. Menajerlik bir sistemdir. İşlerlik kazanabilmesi için kurumsallaÅŸmaya inanılması, yönetimin görevde paylaşımcı ve yetki alanımamı giriliyor diye ön yargılı olmaması gereklidir. Süha Özkan o yapıcı düÅŸüncelerini uygulayacak ortam bulamadı. VerdiÄŸi pas'ları geri alamadı. Ufkun dar olduÄŸu yerde baÅŸarılı olamayacağına inandı. Birikimiyle,düÅŸ&uum l;nceleriyle,gönl&uu ml;yle yine bizlerle olacaktır.