üniversiteli kocaelisporlular


Blog For Free!


Archives
Home
2007 February
2007 January
2006 June
2006 May
2006 March
2006 February
2005 December
2005 November

My Links
kocaelisporFM
vitamin
korfez.org
taraftarca
Uni-kostad forum

tBlog
My Profile
Send tMail
My tFriends
My Images

Sponsored
Create a Blog!


goqmen@gmail.com Image hosting by Photobucket
aybuke:
02.28.06 (4:24 am)   [edit]
burda başlayan küçük çaptaki kapanyamda seslendiğim kitle gittikçe büyüyor..körfezimizin kötü gidişine rağmen böyle güzel gelişmeler gercekten çok sevindiricibugun özgür kocaeli gazetesinin spor sayfasinda yayınlanan yazım işte böyle..
BÜTÜN KÖRFEZ EL ELE BAYANLAR TRİBÜNE
küçücük ellerim babamın ellerini sıkıca tutmuş,belki de nereye gittiğimi bile bilmeden ismetpaşa stadına giriyoruz.Maç başlıyor.etrafım dikkatimi çekmiş olsa gerek,sessizce izliyorum dört bir yanı.ben köfte ekmeğimi yerken,babam ve yanımızdakiler öyle istekli,öyle içten tezahürat edip,destekliyorlar ki körfezimi..o anda yüreğime kazanıyor işte bu sevda,bu tutku..
kalbim aşkların en güzelini,en büyüğünü tadıyor o küçücük yaşımda.gün geçtikçe daha da bağlanıyor daha da çok seviyorum körfezi.Bundan sonra tüm iç saha maçlarında babamla birlikte tribünde alıyorum yerimi.
Birgün babam maçlara gitmemi istemediğinde hersey benim için bitmişti sanki.çok küfür var,tribünler hazır değil,bayan taraftar yok denilcek kadar az deyip bana açıklama yapmıştı.Bir sene boyunca gidemedim,götürmedi fanatik olmamın tek nedeni canım babam!Ama pes etmek yoktu.Hıçkıra hıçkıra ağladiğim günlerin inadina,birseyler yapmaliydim.Kendi çapımda bir kampanyaya başlamış oldum böylece.okuldaki uğraşlarımın sonucunda,dördü kız olan yirmi üç kişilik bir grupla maçı marotonda izledim.Hedef büyüktü devam dedim kendi kendime.sürekli takip ettiğim www.korfez.org sitesine de bu çağrımı yaptım.davatime 7 arkadaşim karşilik verdi.telekom maçinda onlarla birlikteydik tribunde.
babam hep söylerdi 'doğduğun,doyduğun ve yaşadığın takımına sahip çık' die.onun dediğini yapıyorum ve çevremdekilere daima bunu aşılıyorum.
artık kocaelispor taraftarı için geçmişte söyleneler gecerliliğini kaybediyor.daha bir sene önce önce babamın dediği gibi küfür yok artık tribünlerde.bizler tribünde çoğaldıkça,küfür de tribünde o kadar azalmakta.
bu kentte kocaelisporu benim kadar seven ve destek olmak isteyen bir çok bayan arkadaşimin olduguna inaniyorum.onlara sesleniyorum bunu bir kampanya olarak düşünürsek sizlerin desteğine ihtiyacımız var.gelin ve maçları hep birlikte izleyelim.takımımıza hep birlite destek olalım..


 
ege görgün bir kocaelisporlu :
02.28.06 (4:19 am)   [edit]



Anadolu takımı taraftarı olmak

Anadolu takımı taraftarı olmak emek isteyen, acılı ve kanlı bir uğraştır. Onlar için, yüzde seksen kazanma oranına sahip büyük bir takımın taraftarı olmak çocuk oyuncağı, ecnebilerin diliyle piece of cake tir. Peki bir Fenerbahçeli, Galatasaylı ya da Beşiktaşlının yüreği her zaman küme düşme ihtimali olan, hiçbir maçına garanti gözüyle bakılamayacak, bütün futbolcuları büyük takımlara gitmek isteyen (para+şöhret+milli forma) küçük bir takımın taraftarı olmaya yeter mi?





Üç büyük İstanbul takımından biri orta sıralardaki bir Anadolu takımı ile maç yapıyor. Maç golsüz berabere devam ediyor. Gerilim gittikçe yükseliyor. Çünkü büyük diye tabir edilen takım bu maçı galip bitiremezse liderlikten olacak. Dakika 80. Hakemin en kötü kabus gerçek oluyor. Ceza alanının çizgisine denk gelen bölgelerde büyük takımın defans oyuncularından birinin eline çarpıyor top. Topun elle oynandığından şüphesi yok ama bu hareketin ceza sahası içinde mi, dışında mı olduğundan tam olarak emin değil. Yan hakemiyle göz göze geliyor. Yan hakemin gözlerindeki telaşlı, ürkek, korkmuş ifadeden, onun da kararsız olduğunu ve kendisine yardım edemeyeceğini anlıyor. Aslında bu biraz para kaybedeceği bir kumar olsa, bahsi hareketin ceza alanı içinde olduğu doğrultusunda oynar, ona sanki öyleymiş gibi geliyor çünkü. Ama bu çok daha fazlasını kaybedebileceği bir kumar. Işık hızıyla olasılıklarını inceliyor. Penaltıyı verse#8230; Haklı çıkarsa sorun yok. Ama akşamki spor programlarında pozisyonun ekrana gelecek ağır çekim görüntüleri hatalı olduğunu gösterirse... Öncelikle koca camia üstüne hücum edecek. Yöneticiler televizyonlara, gazetelere konuşacak.



Bir daha maçımızda bu hakemi istemeyiz.

Gizli güçler yine mi devrede, masabaşı oyunlar mı oynanıyor.

Ben hakemler hakkında konuşmazdım ama böyle berbat bir hakem görmedim ben!



Spor yazarları, özellikle de bu büyük takımla organik bağları olmuş, olan ve olacak olanlar, hakem yazarları, özellikle MHK ya gıcık olanlar açacak ağzını, yumacak gözünü



Biz zaten demiştik, bu hakemlerle lig gitmez diye

MHK uyuyor mu, bu hakemlere göz kulak olmuyor mu?

MHK Başkanı adamsa şu sorulara yanıt verir!



Gayet ufak, gayet insancıl bir hata sonunda hem kötü hakem olacak, hem de namusu, şerefi şaibeli bir hale gelecek.



Diğer yandan, penaltıyı vermese Anadolu takımının yöneticisi, maç sonrası röportajlarda bu takımın oyuncuları, Emeğimiz çalınıyor, diyecek. Belki teknik adam istifa kararı alacak, sakinleşince, yani işlerin ezelden böyle gittiğini hatırladığında (çünkü büyük takımlarda geçen futbolculuk zamanında kendisinin de bu düzenin kaymağını yediğini inkar edecek değil. Efendi adam imajıyla maç sırasında hakemi niceden inceden işleyen o değil miydi!) istifasını geri alacak. Ne kadar gürültü çıkartırlarsa çıkarsınlar, Salı günü medya da, futbolseverler de bir sonraki haftanın maçlarını, yeni iddia kuponlarını, haftanın fantezi futbol takımı kadrosunu düşünmeye başlamış olacaklar. Anadolu takımını sesi en fazla iki gün yankılanacak, isyanlarının yankısı üçüncü gün küçük bir haber şeklinde en içteki spor sayfasında minik bir kutudan duyurulursa ne mutlu onlara Başat spor programlarının ağır ağabeyleri, Adamlar, haklı! deyip gönül alacak, sonra başkanın ne kadar delikanlı adam olduğundan dem vuracaklar, en sonunda da Anadolu takımların makus talihiyle ilgili üç beş beylik yorum yapıp, birbirlerinin gravatlarını ya da ceketlerini övmeye başlayacaklar.



Ben kendimi hakemin yerine koyuyorum. Bu ahval ve şeraitte ben o penaltıyı vermezdim arkadaş. En az zararlı çıkacağım hatayı yapmayı tercih ederdim. Çünkü o anda kesinlikle tartışmalı olan penaltıyı verdiğimde, yukarıda saydıklarıma ilaveten maçın devamında olacakları düşünmek bile istemem. Büyük takımın oyuncularının böyle bir durumda maçı ve seyirciyi çığrından çıkarmak için elinden geleni yapacaklar. Çünkü böyle bir kararı veren hakemin o dakikadan itibaren, vicdan azabı çeken bir katil gibi bunalımda olacağını onlardan iyi kimse bilemez. Her pozisyonda itiraz edecekler, vicdan yapacaklar, seyirciye oynayacaklar Artık orta sahadaki faulleri bile çalarken zorlanacaktır hakem. Maç en azından beş dakika uzayacaktır örneğin. Büyük takımın futbolcuları ceza alanına girdiklerin de kendilerini yere bırakmaya başlayacaklardır. Hakemin kabusu asıl şimdi başlamıştır.





Aslında bu yazıya Hakem olmak! başlığı daha iyi giderdi değil mi?



Değil. Bu yazı tam olarak Anadolu takımı taraftarının taraftarlık hayatları boyunca neyle karşı karşıya olduğunu açık etmektedir. Tek kişilik kabus şeklinde hikaye ettiğim bu olay trübünde eli kolu bağlı oturan taraftar için bir travmadır. Yıllardır tekrarlanan bir travma

Anlayacağınız, Anadolu takımları büyük takımlarla yaptıkları maçlara daima 1-0 yenik başlarlar. Ama sizi öldürmeyen sizi güçlendirir ya, Anadolu takımı karaftarı çok daha güçlüdür, yani çok daha büyüktür İstanbul büyüğü takımı taraftarlarından. Onlar 1-0 yenik başladıkları halde, hep küme düşme tehlikesi yaşadıkları halde ve en önemlisi hiç şampiyon olamayacaklarını bildikleri halde takımlarından hiç vazgeçmemişlerdir çünkü. Bir Kocaelispor taraftarı olarak benim için büyük takımı tutmak çok kolaydır. Ama soruyorum, örneğin bir Fenerbahçelide Kocaelispor taraftarı olabilecek yürek var mıdır?


Not: Bu derginin yayın yönetmeni de bir Anadolu takım taraftarıdır. Trabzonspor u dördüncü büyük olarak görmedim ben hiç. Kötü değil, iyi bir şey bu söylediğim. Sivrilen bir Anadolu takımı olduğundan, kontrol edilmesini daha kolay hale getirmek için aralarına almıştır bana kalırsa diğer büyükler Trabzonsporu. Bizans oyunu yani.


 
97-98 den beri körfezde top koşturan futbolcular
02.26.06 (5:23 am)   [edit]

Abdülrahman Turan Mehmet Kahriman
Ahmed Hassan Kamel Mehmet Onur
Ahmet Arslaner Mert
Ahmet Dursun Mert Bulent Inci
Ahmet Meydan Mert Korkmaz
Ahmet Sahin Metin Erol
Ali Metin Mert
Ali Asim Balkaya Mirkovic[Mert Meric]
Ali Cakir Mohammed Sedek
Ali Eren Beserler Moshoeu John Lesiba
Ali Mumcu Mucahit Ak
Ali Özçakmak Muhammet Ozdin
Ali Sen Kandil Muhammet Reis
Altan Aksoy Muharrem Aydin
Arda Karakurt Murat Colak
Atilla Gunes Murat Sahin
Ayew Kwame Murat Tan
Ayhan Özgür Murat Tiraki
Ayman Abdelaziz Murat Yigiter
Aziz Bulent Taner Muratovic Samir
Badawy Mohamed Muslum Karabulut
Bayram Bektas Mustafa Biner
Blatsis Con Mustafa Erkan Aydin
Bulent Bilgen Mustafa Macit Guven
Bulent Karaman Mustafa Ozkan
Bulent Ozturk Mustafa Serdar
Bulent Uygun Mutlu Kiziltan
Bulut Basmaz Nihat Emre Numanbayraktaroglu
Can Emre Yucel Nuri Colak
Capone Carlos Alberto Okan Ozke
Cem Sinan Vergul Oktay Pop
Cem Yener Omer Alper Boguslu
Cenker Aziz Dirlik Omer Aysan Baris
Cihan Citak Onder Saglam
Cihan Erdil Oner Akdogan
Cihan Haspolatli Onur Turfanda
Cihan Korucuoglu Orhan Ak
Cihat Arslan Orhan Kaynak
Damir Yuksel Orhan Kosulu
Didava Gigi Osman Cakir
Emrah Eren Osman Ozkoylu
Emrah Öztürk Ozan Beyaz
Emrah Tanta Ozden Ongun
Emre Ozgür Karakaya
Emre Arslan Pazin Predrag
Emre Gusar Saban Serin
Emre Köksal Sabri Kuvanci
Engin Saffet Akyuz
Engin Ozdemir Saffet Sancakli
Engin Oztonga Savas Kaya
Ercan Agace Sawieh Jonah
Erceg Tomislav Sedat Yesilkaya
Ergin Altay Sefer Hakan Olgun
Erhan Selahattin Ozbir
Erhan Yildirim Selcuk Aydin
Erhan Yilmaz Selcuk Kaya
Erkin Aktas Selcuk Keskin
Evren Nuri Turhan Selim Ozer
Faruk Sarman Serdar Topraktepe
Faruk Yigit Serhat Sagat
Fatih Tutar Serkan Bekiroglu
Fatih Zeytin Seyit Cem Unsal
Fazli Ulusoy Soner Boz
Ferit Karatas Stark Peter
Georgiev Stanimir Stingaciu Dumitri
Gokhan Unsal Tarik Dasgun
Hakan Arikan Taskin Aksoy
Halil Ibrahim Kara Tayfun Ozturk
Haluk Safak Tayfun Taner
Hasan Yigit Tayfur Havutcu
Haydar Koc Telat Ozden
Hoffman Daniel Timko Milan
Huseyin Karakayis Tolga Sanbay
Ibrahim Kas Toprak Kirtoglu
Idris Gumusdere Turan Uzun
Ilhan Durmuskan Turker Kuyu
Ilie Sabin Ugur Boral
Ilker Dasbulak Ugur Yasan
Ilker Lakay Ugurtan Cepni
Ilker Yagcioglu Umit Inal
Imedadze Grigol Umit Serter Keskin
Irfan Sertaç Yaman Victor Paco
Ishak Topcu Vitor Claudemir
Kaan Dobra [Roman Dobrowski] Volkan Arslan
Kadir Hasturk Wahba Hasan
Kadir Yilmaz Yahya Onur Tekincer
Kamoltsev Viacheslav Yalcin Kildiran
Kemoklidze Revaz Yordanov Alexander
Korac Milorad Yusuf Altintas
Koray Colgecen Zaza Janajnia
Lazarov Zdravko Zekeriya Seckin Kahraman
Lokman Atasever Zeki Onatli
Matsihura Volodymyr
 
 


 
adımız yeter bee yorumsuz...
02.26.06 (4:38 am)   [edit]
http://www.korfez.org/forum/topic.asp?TOPIC_ID=6131&whichpage=1

 
Fanatikten bi gaf..
02.22.06 (3:39 am)   [edit]
Fanatik gazetesi bu hafta da haftanin karmasini secmis.Karmada bizim takimdan da bir oyuncu var.Bu gurur verici ve sevindirici.Ama gelin gorun ki bu oyuncu son macimiz olan Gaziantep B.B macinda oynamamis!Karmada yer alan oyuncu Erhan Yildirim.Oynayan ise Erhan Yilmaz.Isimler karismis herhalde Erhan Yilmaz'i yazmak istemisler derseniz yaptiklari gaf daha buyuk.Cunku Erhan Yilmaz Gaziantep Belediye macinda cok buyuk hatalar yapti ve cok kotu oynadi.Bu yerel basina haber bile oldu.Fanatik gazetesinin haftanin karmasini secerken ne kadar titiz oldugu bir kere daha anlasildi! Haber:http://www.e-kolay.net/fanatik/FutbolHaber.asp?PID=263&HID=2&HaberID=360108

 
Mehmet Demirkol'dan onemli bir uyari.
02.22.06 (3:36 am)   [edit]
Milliyet gazetesinde bugun Mehmet Demirkol pek cok konudan bahseden onemli bir yazi yazmis.Beni en fazla dikkat cektiren yazi 1.lig kuluplerinin ekonomisi ile ilgili.Bu bolumle ilgili yazi soyle: "Borç durumları 2008 -2009 sezonunda kriterlere uygun olmak zorunlu. 2007 mali yılı bitiminde lisansa hak kazananlar belli olacak. Ne diyor bu kriterler? 253 sayfa olduğu için hepsini yazmak mümkün değil. Ama finansal başlık altında kısaca şu ana fikir var. Şahıslara borçlanamazsın. Başkanlar, büyükler şunlar bunlar sana para veremez. Çalışanlara, futbolculara, bankalara, diğer kulüplere vadesi geçmiş borcun olmayacak. Ana fikir bu. Bırakın detayları, ana fikir bile bize uzak. Peki Galatasaray ve Beşiktaş 2007'ye kadar nasıl denkleyecek durumunu? Her sene 10 milyon dolar civarında açık veren ve diğerleri gibi satacak arazisi de olmayan Fenerbahçe suyun yönünü nasıl çevirecek? Bu borcun büyümemesi mümkün mü? Düşünün, 1 milyar maaşınız var ve her ay 1 milyar 100 milyon harcıyorsunuz. Nasıl çıkacaksınız bu kısırdöngüden? Yapın hesabı nasıl kalkacaksınız kredi kartı borcunun altından? Yeni yeni de çocukların da oluyor. Anelka'lar, Alex'ler. Damien Duff'un peşindesin. Nasıl vereceksin bu çocukların okul parasını. Sonra düğünü var, askerliği var. Sorun budur! Büyüyorlar borçla ve kimse kardeşim sen ne yapıyorsun demiyor. Batacaklar, farkında değiller. Roma, Lazio, Fiorentina örnekleri orada duruyor. Ama dinleyen kim!" Yazilanlara gore buyuk borc batagi icinde bulunan Fenerbahce,Galatasaray,Besiktas gibi guzide kulupler 2007 senesinin sonuna kadar sahislara olan borclari sifirlayamazlarsa lisans alamayacaklar ve liglere katilamayacaklar.Kuluplerimiz icin bu kriterler tam bir atom bombasi gibi.Ama bunlardan soz eden yok gibi.Bizim kulubun borclarinin cogu vergi borcu olmasi ve vadelere baglanmasi umut verici.Pek buyuk tehlikemiz yok gibi gorunuyor.Ama pek cok kulubun ve ozellikle 1.ligdeki kuluplerin sikinti cekecegi belli. Tum yazi icin link: http://www.milliyet.com.tr/2006/02/21/spor/ydemirkol.html

 
Kan Kaybı Sürüyor
02.19.06 (2:03 pm)   [edit]

Çok umutluyduk. Bu ligde yenebileceğimiz rakiplerden biriydi G.Antep Büyükşehir çünkü. Genç bir kadroları vardı, seyirci baskısı falan da yoktu. Ancak evdeki hesaplar çarşıya uymadı, 3 puan beklerken 1 puanı güç bela alabildik. Özellikle ilk yarı öylesine kötü oynadık ki, 1 puanı bile haketmediğimizi söylersek rakibe hakkını teslim etmiş oluruz. Son iki maç çok kötüydük, teknik direktör Fuat Yaman'ın kadroda revizyona gitmesini, aksayan adamları dinlendirmesini bekliyorduk. Fuat Yaman kadroda operasyona gitti ama kızağa aldığı futbolcular konusunda tercihleri yanlıştı. Didava haftalardır takımın en iyilerinden biriydi, savunmada görevini eksiksiz yerine getiriyor, disiplinli futboluyla güven veriyordu. Yaman, Didava'yı kenara alıp Mehmet'e savunmada görev verdi. Oysa bizim takımda aksayan, verimsiz olan orta alandı. Orta sahada revizyon gerekliydi. Mehmet orta sahada oynasa kesinlikle verimli olur, takıma katkı sağlardı. Sonra, Alişen gibi bir yeteneğiniz varsa her şartta oynatmalısınız. Alişen'in ölüsü bile bizim takımda iş yapar çünkü. Kısaca dün yine orta sahasız oynadık. Rakip bu sayede oyunda üstünlüğü özellikle ilk yarıda hiç bırakmadı. Öyle baskı kurdular ki, bunaldık. İlk yarının 1-1 bitmesi bizim şansımızaydı, bu yarıda ev sahibi takım işi bitirebilirdi. İkinci yarı biraz toparlandık, top yapmaya çalıştık ama bu kez de gol bulamadık... Ne yazık ki, G.Antep'te kan kaybımız sürdü. Dört haftadır galibiyetimiz yok. Bugünkü maçlar sonunda Play-Off hattıyla aramızdaki 4 puanlık fark daha da açılabilir. İkincilik trenini kaçırdık, hiç değilse Play-Off fırsatını değerlendirelim istiyoruz. Daha çok maç var, maraton uzun diyenler, puan farkını kapatırız diye düşünenler olabilir. Kaç haftadır böyle avutuyoruz kendimizi zaten. Kötü gidişe biran önce dur demeliyiz. Tren kaçmadan, yarın geç olmadan. Körfez ve Pehlivan Önceki gün amatörlerin ödül töreni vardı. Son törendi, orada olmayı görev bildim. Körfez Belediye ve kulüp başkanı Sayın Yunus Pehlivan'la birlikte gittik Gölcük'e. Yolculuk boyunca da sohbet ettik. Pehlivan haklı olarak gururlu, mutlu. Nasıl olmasın ki. Sıfırdan yaptığı takım ilk yılında hiç yenilmeden şampiyon olmuştu. Pehlivan, "Çok rahatladım. Teknik kadromuzu, futbolcularımızı, emeği geçen herkesi kutluyorum” dedi. Sevgili Pehlivan, şampiyonluğu fazla istemediklerini, asıl hedeflerinin 3.Lig olduğunu her fırsatta söylediğini hatırlatarak, "Suadiye işi bitirir diye düşünüyorduk. Ancak bize nasip oldu. Takıma şampiyonluk primi olarak 500'er YTL prim verdik. Bunu hak ettiler” dedi. Pehlivan, Suadiye Belediyespor'a takıldı, "Şampiyonluğu bırakarak bizi masrafa soktular. Transferde kullanacağımız paranın bir kısmını prim olarak ödedik” dedi. Pehlivan'la sezon başına gittik, Telat Özden'i konuştuk. Sordum, "Telat Özden'i neden seçtiniz?” diye. Anlatmaya başladı, "Geçen yıl gruplarda Küçükçekmece ile oynuyoruz. Teknik direktörümüz yaşı büyük oyuncular arasından Fahri'yi tercih edince Telat Özden 18 dışında kaldı. Bu kararı son derece olgun, saygıyla karşıladı. Başkası olsa tepki verir, kızar, küserdi ama Telat hoca tribüne çıktı ve maç boyunca son derece heyecanla, arkadaşlarına uyarılarda bulunmaya çalıştı. Onu öyle görünce çok etkilendim. Maçtan sonra yanına gittim, "Bu tıkımı çalıştırmasını istiyorum, ne diyorsun?” diye sordum. Kabul etti. Konuyu yönetime getirdik. Doğal olarak benimsenmedi. İzmitli bir sürü teknik adam varken, futbolu yeni bırakmış, kariyeri olmayan birini takımın başına getirmek istemem tepkilere neden oldu. Bazı arkadaşlar bana, "Telat Özden memleketlin, yarın başarısız bir tablo ortaya çıkarsa bütün fatura sana kesilir” dedi. Ancak kararlıydım. Sağolsun yönetimden Mustafa Efe de yanımda yer aldı, güzel bir konuşma yaptı, bütün arkadaşlar ikna oldu. Bugün ne kadar doğru, isabetli bir seçim yaptığımız ortada. Telat Özden beni mahçup etmedi” Sohbetimizde sevgili Başkan Pehlivan, yeni transfer Nihat'tan övgü ile söz etti, "Onun kadar mütevazı, çalışmayı seven sporcu görmedim. Özel antrenmanlar yapıyor” dedi. Başkan Pehlivan yeni transfer ettikleri Gürcü futbolcunun takıma büyük güç katacağına inandığını söyledi, "Zurap'ın takım arkadaşı. Hopaspor'u ikisi 3.Lig'e çıkarmış. İnşallah bu sezon bizim 3.Lig'e çıkışımıza katkı verecekler” dedi. Başkan Pehlivan, bir stoper alıp transferi kapatacaklarını da söyledi. Başkan Pehlivan'la maddi konuları da kısaca konuştuk. Körfez Belediyespor'un maddi konuda hiçbir sıkıntısı olmadığını söyledi Pehlivan, "Maaşları, transfer taksitlerini günü gününe ödüyoruz” dedi. Başkan Pehlivan, maddi konularla ilgili bugüne kadar ilçedeki hiçbir sanayi kuruluşunun kapısını çalmadığını altını çizerek söyledi. Başkan Pehlivan bir sıkıntısını da benimle paylaştı. Bu sezon yüksek performans gösteren Yüksel'in birçok talibi olduğunu söyleyen Pehlivan, "2.Lig kulüpleri peşinde. Boluspor, transferin son gününe kadar uğraştı. Bize gerekli olduğu için vermedim. Ancak sezon bittiğinde onu takımda tutmamız çok güç olacak” dedi. Sevgili Pehlivan'la 20 dakika süren İzmit-Gölcük yolculuğunda konuştuklarımız bunlar. Körfez Belediyespor son derece başarılı bir sezon geçiriyor. Takımın eksiklikleri yapılan takviyelerle giderildi. Körfez'in 3.Lig kapısı ardına kadar açık. Gruplarda büyük şanssızlıklar yaşamazlarsa hedefe ulaşacaklardır. Zaten Körfez'e profesyonel lig yakışır. Körfez'in bu imkanlarla aslında 2.Lig'de zirveye oynaması lazım. İnanıyorum o günler çok uzakta değil. Başkan Yunus Pehlivan ve yönetimi son derece doğru işler yapıyorlar, bir spor kulübü nasıl yönetilir herkese gösteriyorlar. İçtenlikle kutluyorum Başkan Pehlivan ve yönetimini. Bu arada, Gebze Belediye Başkanı Sayın İbrahim Pehlivan'ın Yunus Pehlivan'ın amcaoğlu olduğunu sohbetimiz sırasında öğrendim. İbrahim Pehlivan, Darıca Belediye başkanıyken, spor kulübüne büyük başarılar kazandırdı, şimdi Gebze'de Gebzespor'u şampiyonluğa koşturuyor. Yunus Pehlivan, amcaoğlunun izinden gidiyor. Demek ki, bu Pehlivanlar ailece işin ehli...

 Hayrettin ALBAYRAK    



 
kimde var böyle yönetim ?
02.19.06 (1:53 pm)   [edit]
ya arkadaşlar kimde var böyle yönetim yaa yapmayın allah aşkına...bir sayayım icraatlarınıda gözleriniz yaşarır... 1.siyaset virüs gibi yapıştı ve yukardan gelen emirle kukla başkan göreve geldi 2.başkan gelir gelmez açık ara süper ligteyiz dedi yalanı hiç sevmedi 3.paralı adamları etrafına topladı sonra paraları bitince yenilerini getirdi yani ruh önemli değil para önemli politikası uyguladı 4.seyirci sakaryadan zaten sevmediği sadiyi getirdi yıldızımızın barışmadığı sadi gitti yönetim gene duvara çarptı 5.maçlara hayatında gelmemiş sırf rant uğruna yönetime giren köfteci adalıya köfte kaç para diye soran çulsuzları yönetime topladı.. 6.daha sonra pepeye yalvardı yalvardı biraz para kopardı 7. bu futbolcular yaşlı dedi dobronun yüzüne bakmadı engin cem sinan ve haydarı yolladı 8.promosyonlu bir alana bir bedava futbolcuları aldı ve çok başarılı transfer politıkası izledi 9.ve fuat yamanın çabalarıyla biraz silkelendik ama geçici bir şahlanma olduğunu sokaktaki çocuk bile bildi 10.sakarya bursa bizi ezdi bu yönetim bize ezilmeyi öğretti 11.biraz adam gibi adam olan fuat hocaya sen fazla adamsın dediler ve onu da havaalanında bir suni krizle soğuttular 12.kıçı kurtarmak için yalamalık olsun diye seyirciyle aynı havayı soludular maratonda 13.ondan sonra hoca forvet forvet diye yalvardı gene promosyonla bülent kazmasını aldılar al sana canavar forvet dediler 14. fuat hoca kar yağdı idman yapamıyoruz dedi onlar bak dümenine dediler 15.engini geri alacak gücümüz yok dediler çok pahalı dediler.. 16.hakanı sattılar 5 kalacili dev bir kadro oluşturdular ama forvete gerek olmadığını söylediler 17.ve bizi kahrettiler yastığa baş koyunca sizce hiç üzüldülermi? ağladılarmı? hayır tabikiii arkanızdayız sayın yönetim ama sezon sonuna kadar seneye açık ara süper ligdeyiz lafları artık yemezzz süper lige bu takımı çıkarsanızda sizden nefret ettik zorla aşk olmaz bir kaç gerçek yönetici dışında oda bir elin parmağını geçmez hepsi traş makinası bizi kahrettiğiniz ve büyük takım kimliğimizi tarihe gömdüğünüz için teşekkürler yönetim...

 
KOSTAD basın açıklaması
02.16.06 (1:16 am)   [edit]
Ligin ikinci yarısı 3 maçta alınan 1 puan ve oynanan kötü futbol hepimizi endişeye sevk etmektedir. Kocaelispor 3 sezondur Kocaelispor'un büyüklüğüne ve ismine hiç yakışmayan 2. lige A kategorisinde süper lig trenini taraftarını kahrederek 2 sezon kaçırmış, bugün sergilediği görüntü ile lig 2. liği şansını büyük ölçüde yitirmiş ve play-off hattından uzaklaşmıştır. Geldiğimiz bu noktada taraftarlar olarak aynı kabusu bu sezon yaşamak istemiyoruz. Burada yönetimden, teknik heyete, futbolculara, kimin üzerine ne düşüyorsa en iyisini yapmasını beklemek en doğal hakkımızdır. Özellikle ilk yarının sonlarına doğru sergiledikleri performanstan uzak olan ve panik havasına bürünmüş futbolcu kadrosunun bu görüntüsünden bir an önce uzaklaşıp Kocaelispor ismine yakışır futbolcular gibi mücadele etmelerini bekliyoruz. Kocaelispor taraftarı 3 sezondur süper ligde başa oynayan ekiplere verilmeyen desteği takımına vermektedir. Bozguncu olmaktan her zaman kaçındık, başarı için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalıştık. Yapılan yanlışlıklarda en doğal hakkımız olan tepkiyi ve protestoyu gösterdik. Eğer oynanan bu futbol, bu vurdum duymazlık, bu panik havası devam ederse bu haklarımızın yine saklı olduğunu ve kullanacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz. Yönetim kurulunun acil eylem yaparak bu kötü gidişe dur demesi, çözümler üretmesi gerekmektedir. Yönetim kurulunun asli görevi bu gibi günlerde doğru tespitlerde bulunarak takımı hedefte ve mücadelenin içinde tutmaktır. Biz KOSTAD olarak bundan sonra her konunun daha yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna deklare ediyoruz. Bu vurdum duymazlık ve ruhsuz futbol devam ettiği taktirde İsmetpaşa'da her türlü protestoyu başarısızlıkta payı olan herkese göstereceğimizi kamuoyuna deklare ediyoruz. Başta futbolcular olmak üzere yönetim, teknik heyetin başarı için başta kendilerine söz vermelerini, daha sonra bu sözleri yerine getirmelerini bekliyoruz. Aksi taktirde bizim kamuoyuna verdiğimiz sözleri tutacağımızı başarısızlığa sebep olan herkesin bilmesini istiyoruz.

Saygılarımızla,
KOSTAD
Kocaelisporlu Taraftarlar Derneği


 
Biz sevdik ; Eller aldı !!!!!!!!
02.15.06 (4:52 am)   [edit]
BUGÜN GELİNEN NOKTADA ATTIĞIM BAŞLIK HERŞEYİ ÖZETLEMEKTE.
DAHA 2 SENE ÖNCESİNE KADAR İSMETPAŞANIN NEREDE OLDUĞUNU BİLMEYENLER YÖNETMEK ÜZERE (BİRKAÇ İSMİ TENZİ EDERİM) BU CAMİANIN BAŞINA GEÇİNCE ÇÖKÜŞ SÜRECİ HIZLANDI.
SENELERDİR KÖTÜ YÖNETİLEN BU KULÜP BU SAAT İTİBARİYLE EKONOMİK VE İDARİ YÖNDEN DİBE VURMUŞ DURUMDA GÖZÜKÜYOR.

SENELERDİR BU SANAL ORTAMDA HERKES ATIP TUTMAKTA.SENELERDİR BİR TARAFIMIZI YIRTIYORUZ,GELİN BU KULÜBE ÜYE OLUN.GÜÇ BİZDE OLSUN,BU KULÜBÜ YÖNETEMESEK BİLE YÖNLENDİREBİLELİM DİYE.

AMA HERKES MALESEF KLAVYE BAŞINDAN YÖNETİCİLİK YAPIYOR,KENDİNCE YORUMLARDA BULUNUYOR.

ŞİMDİ SORUYORUM;BU KULÜBE ÜYE OLMADAN,ATIP TUTARAK BİRYERE VARABİLİRMİSİNİZ?
KONGRELERDE GÜÇ OLAMAZSANIZ SÖZÜNÜZÜ DİNLETEBİLİR MİSİNİZ?
YÖNETİM ÜSTÜNDE BASKI OLUŞTURACAK ÇOĞUNLUĞUNUZ OLMAZSA İSTEDİJKLERİNİZİ DİKTE EDEBİLİR MİSİNİZ?

CEVAP KOCAMAN BİR HAYIR OLACAKTIR.

TOPRAKÇILIK YAPANLARA;KAPASİTESİ OLMAYANLARA,KULÜBÜ DİNAMİTLEYENLERE;
YÖNETEMEYENLERE;BASİRETSİZ HOCALARA;BASİRETSİZ TOPÇULARA MEYDANI BOŞ BIRAKTIĞIMIZ İÇİN BEN DAHİL HEPİMİZE YAZIKLAR OLSUN.

BU YAZI BİR YILGINLIK İFADESİ OLARAK KESİNLİKLE ALGILANMASIN.BU TAMAMEN KENDİ GÜCÜMÜZÜN FARKINA VARAMADIĞIMIZIN BİR İFADESİDİR.
BİRİMİZ KALANA KADAR BİZİM MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR.

İNSAN SEVDİĞİNİ ELLERE BIRAKIR MI?


 
Erdoğan Çalın : Sistem
02.09.06 (3:38 pm)   [edit]
Kalıcı başarılar elde etmek,yapısal reformlar ve yeni ufuklar açmakla mümkün olur.
Bu açıdan bakıldığında;
Bir teknik direktörün başarısı sadece puantaj sıralamasıyla belirlenebilirmi.
Elbette hayır!

Başka başka verilerinde değerlendirmeye alınması gereklidir.
Sn.Fuat Yaman'ı takımın başına geçişinden,ilk devrenin bitişine kadar
hep olumlu çizgide izledik.
Riski büyük bir görev üstlenmişti.
Kocaelispor zor günler geçiriyordu.
Yapacağı ufak bir hata dengeleri alt üst edebilirdi.
O zor olanı başardı.
Bitik,ayakta duramayan, koşmayan takımı ayağa kaldırdı.
Cesaretle takım içinde operasyona kalkıştı.
Gözden çıkarılması an meselesi olan oyuncuları
takımın değişmezleri yaptı.
Yaşlı denen futbolcularla adeta baharı yaşadı.
Ekonomik gerçeklerin sınırları içerisinde kalarak, Kocaelispor'un
kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin koşullarından biri olan
alt yapıya yönelerek,takıma genç oyuncular kazandırmanın
arayışlarına girdi.
Ardayı,Oktayı zaman zaman kadroya alarak gelecek için
umut dağıttı.
Hep bu sistemli çalışmalarından dolayı takdir ettik.
İyi yönlerini görmeye alıştığımız hocamızın
son haftalarda eksi yönlerine,yanlışlarına tanık oluyoruz.
Oyun içinde kaçan gole,yerini bulmayan paslaşmaya
taraftarın tepkisi doğaldır.
Yanlış olan hocamızın tepkilere teslim olmasıdır.
Antalya maçında güvenerek ve çokta yerinde bir kararla
Serhat'ı forvette oynatması nasıl doğrusuysa,
kaçırdığı pozisyonlarda verilen tepkilerden sonra
oyundan alması yanlışı idi.
Bunu o günlerde belirtmiştik.
Yine aynı hataya bu hafta Ali Şen konusunda düştü.
Aceleci davrandı.
Kenardan gerekli müdahaleyi yaparak,biraz daha beklemeliydi.
Gösterilecek sabır bazen başarının anahtarı olur.
On kişi kalan rakibin karşısında hala liberolu oynatması,
stoperleri çakılı tutması analaşılır gibi değildi.
Kırmızı kartla birlikte, oyun sistemini değiştirmesini beklerdik.
Didavayı orta sahaya sürüp,oyun kuruculuğu yönünden faydalanabilirdi.
Hocamız bugüne kadar hep maç öncesi çalışmalar ve taktiklerle
maçlar kazandı.
Eldeki kadronun yeterliliği tartışılır.Hak veriyoruz.
Yinede, oyuna yapacağı müdahalelerle de kazanmasını diliyoruz.
Menajerlik bir sistemdir.
İşlerlik kazanabilmesi için kurumsallaşmaya inanılması,
yönetimin görevde paylaşımcı ve yetki alanımamı giriliyor diye
ön yargılı olmaması gereklidir.
Süha Özkan o yapıcı düşüncelerini uygulayacak ortam bulamadı.
Verdiği pas'ları geri alamadı.
Ufkun dar olduğu yerde başarılı olamayacağına inandı.
Birikimiyle,düşünceleriyle,gönlüyle yine bizlerle olacaktır.



 
Bursa Hazırlıkları Hemen Başladı
02.07.06 (2:30 am)   [edit]

Teknik Direktör Fuat Yaman, Telekom mağlubiyetinin ardından takıma izin vermedi. Bursa maçı hazırlıklarına dün başlayan Yeşil-Siyahlılar, bugün de çift antrenman yapacak.

Kocaelispor'da Telekom mağlubiyeti moralleri altüst etti. Teknik direktör Fuat Yaman'ın, mağlubiyet kadar oyuncuların performansı karşısında da bir hayli hayal kırıklığı yaşadığı öğrenildi. Yaman bugün futbolcularla bir toplantı yaparak, sorunun nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışacak.


TAKIMA İZİN VERMEDİ
Öte yandan Yeşil-Siyahlılar hafta sonu oynayacağı Bursa maçı hazırlıklarına ara vermeden başladı. Teknik direktör Fuat Yaman, mağlubiyetin ardından takıma izin vermedi. Dün tesislerde yapılan antrenmana izinli olan Orhan Kaynak, Erhan Yıldırım ve sakatlanan Özgür dışında futbolcuların tamamı katıldı. Yeşil-Siyahlılar bugün de çift idman yapacak.

 



 
uni-kostad toplantıdan resimler..
02.05.06 (9:59 am)   [edit]
[IMG]http://img.photobucket.com/albums/v295/peopleshit/unikostadtoplan.jpg[/IMG] [IMG]http://img.photobucket.com/albums/v295/peopleshit/unikost.jpg[/IMG][IMG]http://img.photobucket.com/albums/v295/peopleshit/dscf03930kc.jpg[/IMG] [IMG]http://img.photobucket.com/albums/v295/peopleshit/toplant.jpg[/IMG]

 
Kemal Ellialtıoğlu : Gurbette Kocaelisporluluk
02.04.06 (10:35 am)   [edit]
Gurbet; insanın evinden, barkından ve sevdiklerinden uzakta yaşaması, Kocaelisporluluk ise; Yeşil-siyah yaşam tarzı olarak ifade edilebilir kısaca. Gurbete çıkmayan ya da hayatının çok az bölümünü gurbette geçiren kişiler genel anlamda bu iki kelimenin yan yana geldiğinde ortaya çıkarttıkları güzelliği algılamakta zorluk çekebilirler. Çok daha bilinen ifadeyle bunu sözlü ya da yazılı olarak anlatmak da karşınızdakiler için bir şey ifade etmeyebilir. Sadece yaşayarak öğrenilecek olgulardan bir tanesi de gurbette Kocaelisporlu olmaktır. Gurbetteki okullarda Bizanslılara karşı birer Uluabatlı Hasan olabilmek, hangi takımı tutuyorsun dediklerinde göğsünü gere gere KOCAELİSPORLUYUM diyerek altının çamura düşse bile değerini yitirmeyeceğini herkese öğretebilmek; cebindeki son kuruşu, bulunduğu şehre gelen takımının maçına gitmek için harcayabilmektir uzaklardaki Kocaelisporluluk. Başka diyarlardaki Kocaelisporlu; gidemediği her maçın acısını yüreğinde hisseden insandır. Radyoda maç dinlerken ayağına aldığı topla evin içinde dört dönen, hayali Kocaelispor golleri atan bir santrofordur zaman zaman. Vazo deviren, cam kıran, etrafına öfke saçan bir babadır takımı yenildiğinde. Galibiyet sevincini çoluğuyla çocuğuyla omuz omuza “Pınarbaşı burma burma yar yar” nidalarıyla evin salonunda halay çekerek kutlayan, başka yerlerde; bir başka gurbette olan Kocaelisporlu renkdaşıyla telefonda yeşil-siyah çeken bir garip adamdır. Uzunca süredir gurbette yaşayan birisi olarak İzmit’ten uzakta olanların hislerine tercüman olmak istedim haddim olmayarak. Kendini Kocaelisporlu olarak gören tüm renkdaşlarıma, doya doya ve göre göre yaşayacakları yeşil-siyah sevinçlere en kısa zamanda ulaşmalarını dilerim. Gurbette Kocaelisporluluk anlatılmaz, yaşanır!!

 
Yaman'ın 11'i Belli
02.04.06 (10:33 am)   [edit]
İKİ DEĞİŞİKLİK Kocaelispor Teknik Direktörü Fuat Yaman, yarınki Türk Telekom maçında sahaya süreceği 11'i belirledi. Yaman, Antalyaspor maçı kadrosunda biri zorunlu iki değişiklik yapacak. Cezalı Muhammed Özdin'in yerine yeni transfer Tayfun'a görev verecek olan Yaman, Serhat'ı yedeğe çekip cezası biten Özgür'ü ilk 11'de sahaya sürecek. GENÇLER TRİBÜNE Mİ? Fuat Yaman'ın orta beşlinin sağında yine Ercan'ı görevlendireceği, Erhan Yıldırım'ı ise muhtemelen yedek soyunduracağı belirtildi. Yaman'ın genç futbolculardan Oktay ve Arda'yı 18 kişilik kadroya alıp almayacağı ise belli değil. Yaman, Antalya maçında gençleri tribüne göndermişti. Yarınki maçta en azından birinin kadroda yer alacağı tahmin ediliyor.

 
Dünyada Geleceğin Kentlerinden Biri Kocaeli
02.04.06 (10:28 am)   [edit]
dünyanın en ünlü ekonomi gazeteci olan Financial Times'ın düzenlediği Geleceğin Kentleri Yarışması'nda Kocaelimiz finallere kaldı."Her yıl bu gazete geleceğin şehirleri ve bölgelerini seçiyor. Bu yarışmaya 104 kent müracaat etmiş. 14 kent finallere kalkmış. Bu kentler arasında Kocaeli de var. Finaller, bu yılın mart ayında Fransa'nın Cannes kentinde yapılacak

 
YaŞundadır Y.Bunda Kameralar Körfez Çocuklarında
02.04.06 (10:26 am)   [edit]
Image hosting by Photobucket Image hosting by Photobucket Image hosting by Photobucket Image hosting by Photobucket Image hosting by Photobucket Image hosting by Photobucket

 
AL-SAT'tan KOCAELİSPOR posteri
02.04.06 (10:22 am)   [edit]
arkadaşlar poster bu.. Image hosting by Photobucket

 
Image hosting by Photobucket